OKUDUM, BİTTİ... AŞK TANRIÇASI'NIN YEMEK OKULU / MELİSSA SENATE






ARKA KAPAK YAZISI

Yazar       : Melissa Senate
Çeviri       : Nilgün Birgül
Yayınevi   : Martı
Sayfa       : 372


Bir tutam hüzünlü hatıra, bir tutam tutkulu dilek ve ortaya çıkan muhteşem lezzet...


Holly aşk ve iş hayatında yaşadığı sorunlardan kaçmak için bir sığınak gibi gördüğü Mavi Yengeç Adasındaki Aşk Tanrıçasının Yemek Okulunu işleten büyükannesinin yanına döner. Kısa süre sonra çok sevdiği büyükannesinin ölümüyle ona sunulan yeni hayata sımsıkı sarılır. Fal bakma yeteneği ve muhteşem yemekleriyle adada oldukça ün yapmış büyükannesinin bu mirası Hollynin tutunacağı güçlü bir dal gibidir. Bu görev aynı zamanda büyük bir sorumluluğu da beraberinde getirir ada halkına umut dağıtıp yaşam gücü veren Aşk Tanrıçasının Yemek Okulunu ayakta tutmak zorundadır. Bu konuda yeteri kadar tecrübesi olmayan Hollynin elinde ona yol gösterecek iki şey vardır büyükannesinin dilek ve hatıralarla yarattığı muhteşem yemeklerle dolu tarif defteri ile masalsı bir geçmişe ışık tutan günlüğü...


Aşk mutfağında hazırlanan, tarifinde hüzünlü bir hatıra ile tutkulu bir dileğin olduğu leziz bir yemeğe davetlisiniz...



BENCE ...

Holly'e büyükannesinden miras kalmış bir mutfak ve yemek yapma yeteneği. Holly iş ve aşk hayatında hayal kırıklığına uğramıştır ve büyükannesinin yanına gelir kısa süre sonra büyükannesini kaybeder ve ondan kalan Camilla'nın Mutfağı'nı ayakta tutmak zorundadır. Bu hem kendisine iyi gelecek ve kendindeki yetenekleri keşfetmesine yardımcı olacaktır.Güzel bir başarı ve olmazsa olmaz aşşşk'ın romanı ve içerisinde geçen yemek tarifleride cabası. Ben keyifle okudum eminim siz de beğeneceksiniz.


İYİ OKUMALAR 


KITIR KURABİYELER







Merhabalar, hayırlısı ile Kurban Bayramınıda kutladık, nice mutlu bayramlara hep beraber inşallah.Bayram sonrası yıllık izin kullanmak ne güzelmiş :) Yorgunluğumu atacağım inşallah, biraz evimin keyfini çıkarmak, çocuğumun okula hazırlıklarını rahaaaaat rahat yapmak ne güzelmiş :) 





KITIR KURABİYELER

Malzemeler:
  • 125 gr. margarin veya tereyağı
  • 1 + 1/4 su bardağı toz şeker
  • 1 yumurta
  • 1/2 paket kabartma tozu
  • 1/2 paket vanilya
  • Damla çikolata ( miktar isteğe bağlı )
  • Kuru üzüm ( miktar isteğe bağlı )
  • Ceviz ( miktar isteğe bağlı )
  • 2 - 2,5 su bardağı un
Yapılışı:
  1. Oda ısısındaki margarini ve toz şekerini mikserde krema kıvamı alana kadar çırpın.
  2. Yumurtayı ekleyin çırpmaya devam edin.
  3. Un, kabartma tozu ve vanilyayı beraberce eleyerek karışıma ilave edin ve yoğurun.
  4. En son kuru üzüm, damla çikolata ve dövülmüş cevizi ilave edin malzemeler karışana dek nazikçe yoğurun.
  5. Ceviz büyüklüğünde parçalar alıp elde yuvarlayın, hafifçe bastırın ve tepsiye dizin.
  6. 170 derece ısıtılmış fırında rengi dönene kadar yaklaşık 10 - 15 dakika kadar pişirin.


BON APPETİT...






OKUDUM, BİTTİ.... ŞEKER PORTAKALI / Jose Moura De Vasconcelos





ARKA KAPAK YAZISI

Yazarlıkta karar kılıncaya kadar, boks antrenörlüğünden ressam ve heykeltraşlara modellik yapmaya, muz plantasyonlarında hamallıktan gece kulüplerinde garsonluğa çok çeşitli işlerde çalışan José Mauro de Vasconcelos'un başyapıtı  Şeker Portakalı, " günün birinde acıyı keşfeden küçük bir çocuğun öyküsü" dür. Çok yoksul bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen, dokuz yaşında yüzme öğrenirken bir gün yüzme şampiyonu olmanın hayalini kuran  Vasconcelos'un çocukluğundan derin izler taşıyan Şeker Portakalı, yaşamın beklenmedik değişimleri karşısında büyük sarsıntılar yaşayan küçük Zezé'nin başından geçenleri anlatır.  Vasconcelos, tam on iki günde yazdığı bu romanı "yirmi yıldan fazla bir zaman yüreğinde taşıdığını" söyler.
Aydın Emeç'in güzel Türkçesiyle dilimize armağan ettiği Şeker Portakalı'nın başkahramanı Zezé'nin büyüdükçe yaşadığı serüvenleri, yazarın Güneşi Uyandıralım ve Delifişek adlı romanlarında izleyebilirsiniz.




BENCE...

Zezé adında  günün birinde acıyı keşfeden bir çocuğun yürek burkan hikayesi. Ama gerçek acıyı! Fiziksel acılar elbet geçer ve bir gün unutulur. Ama kalbimizin derinliklerine işleyen gerçek acılar kaç sene de geçse asla unutulmazlar. Yazar bunu anlatırken okuyucuyu öyle bir içine alıyor ki son bölümde kendimi tutamadım ve ağladım. Bir kere daha okusam inanıyorum ki aynı etkiyi gösterecek. Mutlaka okumanızı tavsiye ederim.Hayatta hiçbirşey gözle görünen gibi olmayabilir her zaman...


İYİ OKUMALAR 



32. Uluslararası Kitap Fuarı
02 - 10 Kasım 2013'te TÜYAP ' görüşmek üzere :) 







HAYIRLI BAYRAMLAR



HAYIRLI BAYRAMLAR





KURBAN BAYRAMIMIZ MÜBAREK OLSUN...

HAYIRLI BAYRAMLAR...






KURBAN BAYRAMIMIZ MÜBAREK OLSUN...

Pegasus'la İstikamet Yurt Dışı!




  Pegasus sizi yılların gezgini Turistof Kolomb’la tanıştırıyor. Hazırlanın, çok eğleneceksiniz!

Pegasus’un yurt dışı uçuş ağı dur durak bilmedi, tam 44 noktaya ulaştı! Uçuş ağı genişlemeye devam ederken, gezme isteğiyle yanıp tutuşan ve Pegasus’un harika fırsatlarını kaçırmak istemeyenler için yeni sürprizler de unutulmadı!

#istikametyurtdışı diyenler buraya!

Tek nefeste 44 şehir adı söylemeye, Amsterdam’da hesap istemenin inceliklerine, bir Türk’ün Avrupa’da şıp diye nasıl tanındığını öğrenmeye hazırsanız, Turistof Kolomb’la tanışabilirsiniz!

Turistof Kolomb, www.istikametyurtdisi.com’a gelenlere evlere şenlik bir karşılama yapıyor, ardından sürprizlerle dolu ve bol ödüllü bir yarışmaya davet ediyor! Şehir şehir gezdikten, macera dolu dakikalar yaşadıktan sonra yarışmayı tamamlıyorsunuz. Üstelik 10TL değerinde UçuşPuan’ı kaparak!

Yarışmayı tamamlayanlar UçuşPuan’la yetinmiyor, Turistof Kolomb’un onayının ardından jüriden de onayı kapan 50 kişi yurt dışı gidiş-dönüş uçak bileti kazanıyor!

Siz de bu eğlenceye katılmak için hemen www.istikametyurtdisi.com’u ziyaret edin, sizi heyecanla bekleyen Turistof Kolomb’la yarışmaya başlayın!

Bir bumads advertorial içeriğidir.

MUZLU PUDİNGLİ KURABİYE






Hiç bu kadar ara vermemiştim, özlemişim, bu aralar biraz ihmal ettim, gerçi hiç kopmadım ama blog yazmak post hazırlamak için mutlaka zaman ayırmak gerekiyor. İşte bu son bir iki aydır zaman konusunda sıkıntılıyım, mutfakta mutlaka birşeyler pişiyor, yeni lezzetler çıkıyor ama fotoğrafını çekene , mizansen yaratana kadar bir bakıyorsun yenmiş, bitmiş :)) 

Gelelim bugünkü tarifin hikayesine :) Canım tatlı birşeyler çekti, eh evimin küçük erkeği ERGİN'im de anaokuluna başladı hergün beslenme çantasına taze, günlük, ev tipi yiyecek hazırlığı da olunca yarın için sevebileceği yeni bir kurabiye denemek istedim ve internette dolaşırken ilgimi çekti. Yapımı kolay, malzemeler kolayca ulaşılabilir hatta tüm malzemeler evde mevcuttu ekstradan alışveriş yapmadım. Pudingli kurabiyede pudingin tozunu kullanıyorsunuz tarifte göreceksiniz. Evdeki çeşitlerden muzlu olanını tercih ettim. Muzun kek, kurabiye ve tatlılardaki lezzetini çok severim. Ama sırayla bu tarifi tüm puding çeşitlerinde denemeyi düşünüyorum :)) Veee piştikten sonra iki tanesi bir bardak sütle beraber oğluşumun midesindeki yolculuğuna gitti bile.



MUZLU PUDİNGLİ KURABİYE

Malzemeler:

  •  100 gr. tereyağ veya margarin ( hamurişi margarini kullandım )
  • 1 çay bardağı sıvıyağ
  • 1 yumurta
  • 1 paket puding tozu ( ben muzlu kullandım )
  • 1 paket kabartma tozu
  • Aldığı kadar un

Yapılışı:
  1. Oda sıcaklığında yumuşamış margarini, sıvıyağı, yumurtayı yoğurma kabına alın ve karıştırın.
  2. Kabartma tozunu, puding tozunu ekleyip tekrar karıştırın.
  3. Unu azar azar ekleyerek hamur kıvamında yoğurun.
  4. Küçük parçalar koparıp avuç içinde yuvarlayıp hafifçe bastırın ve fırın tepsisine dizin. Dilerseniz üzerine ceviz, fındık, badem gibi kuruyemişlerden koyabilirsiniz.
  5. Önceden ısıtılmış 160 derece fırında üzerleri çatlayana dek pişirin. Yaklaşık 25 - 30 dakika kadar pişecek.

BON APPETİT...


OKUDUM BİTTİ... BELKİ DEFNE / NİHAL YEĞİNOBALI



KİTAP ARKA YAZISI 

O yaz gecelerinde dans ederlerken, yanakları, göğüsleri birbirine değdi değecek, ama asla değmeden, Defne, Sahir'in kokusunu içine çektikçe yazlık elbisesinin ipeği erir, kolları, bacakları sanki dağılır giderdi. Hemen o an, oracıkta sarılıp yatmazlarsa ölüverecekmiş gibi gelirdi. Oradan kaçmak, sarılıp yatabilecekleri bir odaya, bir yatağa koşmak işleği dans boyunca, bazen tüm gece boyunca sürerdi, gizliden de öte, örtülü, derinden... Özlemini çektiği bu oda, buyatak, gündelik yaşamlarının coğrafyasında yer almıyordu. Belki günlerden bir gün gidebilecekleri bir yerdi, yalnızca. Bu Belkibirgün'im de her günkü takvimlerde yeri yoldu. Astây ı kabullenmeyen yüreğimizi oyalamak için benliğimizi n kuytusunda gizlice bulundurduğumuz o sisli, Belkibirgün Beldesi. Yaşamın karşımıza çıkardığı çetrefil yol ayrımlarında... zor sorular... imkânsız seçimler karşısında... kolayca, evet veya hayır, şu veya bu, sen veya o, diyemediğimiz zamanlarda ruhumuzu oyalayan veya törpüleyen belki'ler... Belki günlerden bir gün, belki evlerden bir ev. belki onlardan biri, Belki Defne, Belki Ben...



BENCE...

Hayatta seçim yapmak zorunda kalacağımız bir sürü durumla karşılaşırız, karar verme aşaması zor ve sancılıdır öyle ya da böyle yolumuza verdiğimiz kararlarla devam ederiz. Kimi zaman pişman olur kimi zaman da en doğru kararı vermişim deriz.Ama yaşamadan böyle bir sonuca varmak mümkün değildir. Burda da DEFNE'nin hayatında ikilemde kaldığı birçok durumlar ve bu durumları yaşarken ki ruh hali, karar verme aşamaları gibi bizden bir hikayenin aktarımı var. 


İYİ OKUMALAR...


haYELDAmlası

Blog Tasarımı: Senino Tasarım

Bu sitede yayınlanan yazılar ve resimlerin izinsiz kullanılması 5846 sayılı fikir ve sanat eserleri yasasına aykırıdır.