OKUDUM, BİTTİ... OSCAR WİLDE / ÖYKÜLER




YAZAR: Oscar Wilde
YAYINEVİ: Araf Yayınları
SAYFA: 214



ARKA KAPAK

ÖYKÜLER
OSCAR WİLDE

Oscar Fingal O'Flahertie Wills Wilde (16 Ekim 1854,Dublin - 30 Kasım 1900,Paris), İrlandalı oyun yazarı, romancı, kısa öykücü ve şair.
Alaycı üslubu ile genç Viktorya dönemi İngiltere'sinin en ünlü yazarları arasına girdi. Bir dava sonucu ahlaksızlıktan suçlu bulununca büyük bir düşüş ve dram yaşadı.

Kitapta yer alan öyküler:
Mutlu Prens
Bülbül-Gül
Bencil Dev
Candan Dost
Benzersiz Bir Hava Fişeği
Genç Kral
Infanta'nın Doğduğu Gün
Balıkçı İle Ruhu
Yıldız Çocuğu

BENCE...

Öykülerle ilgili daha önce temel bir fikir belirtmiştim. Yazın itibariyle kısa olduğu için daha ilk sayfada okuru içine alabilmeli ve sürükleyici olmalı. Elbette her öyküde alınması gereken dersler olmalı. Oscar Wilde öykülerinde bolca mevcut bu husus. 
Mutlu Prens, Yıldız Çocuğu, Bencil Dev, Genç Kral, Candan Dost ilk etapta beni içine alan öyküler. 
Genel olarak öykülerde verilmek istenen hayatta var olan her şeyin bir nedenle dünyaya geldiği. Bencillik, kibir, küçümseme, yalanlar, kendinden zayıf olanlarla alay etme v.s. tüm kötü duyguların hem karşımızdakine hem de kendine zarar verdiği duygusu. 
Hayat daima güzel yaşanmalı , biz karşımızdakine ne verirsek onu alırız. Kötülüklere karşı da iyilikle cevap vermeliyiz ki bir gün döner dolaşır bu davranışımızın mutlaka mükafatını alırız. 


KEYİFLİ OKUMALAR




YEŞİL ELMA DERGİSİ MAYIS 2015




Yıllardır aynı istikrarla ekranlarda Yeşil Elma programını yürüten, neredeyse onunla büyüdüm diyebilirim :-) Oktay Usta birçoğunuz biliyordur beş ay önce YEŞİL ELMA  aylık yemek dergisini çıkartmaya ve Mayıs ayı itibari ile de okurlarının da tariflerine yer vermeye başladı. Mayıs sayısında en sevdiğim tariflerimden olan KÖMBE KURABİYE tarifimle yer almaktayım. 

Keyifli okumalar.





OKUDUM, BİTTİ... Cemalnur Sargut/Ya Allah'ın Sevdikleri






YAZAR: Cemalnur Sargut
YAYINEVİ: Nefes Yayınları
SAYFA: 256


ARKA KAPAK

Velîlerden birisi, bir gün câminin avlusunda otururken yanına bir zat gelir. Kendisine “İçeride Abdürrezzak Hoca Efendi güzelce vaaz veriyor, sen niye dinlemezsin?” diye sorar.

 Velî cevap vermez… Oturup kendi halinde tefekkürle hemhal olurken zat ısrar eder. Sonunda velî yerinden doğrulur ve zâta dönüp “Sen Abdürrezzak Efendi’den işitirsin, ben ise doğrudan Rezzak’tan!” der. Zat tekrar sorar: “O zaman buna delilin nedir?”

 O da “Delilim senin Hızır (a.s) olduğunu bilmemdir.” der.

 Zat şaşkındır… Hızır (a.s) Rabbine dönüp der ki: “Ey Allah’ım! Halbuki ben Sen’i sevenlerin hepsini bildiğimi sanırdım.” Allah’tan (c.c) gelen nida ise sarsıcıdır:

 “Sen Ben’i sevenlerin hepsini biliyorsun. Ama ya Ben’im sevdiklerim!”

 Bu kitap, işte ONLAR’ın hikâyesidir… S



BENCE...
Bazı kitaplar vardır okumaya başlarsınız ve hiç ama hiç bitmesin istersiniz. Cemalnur Sargut hocamızın kitapları da tıpkı bu hissi veriyor bana her seferinde. Sohbet programlarını okumak ayrı güzel, kitaplarını okumak ayrı bir güzel. 
Kitap 6 bölümden oluşuyor. Peygamber Sevgisi, Ehl-i Beyt, Kerbela Hadisesi, Hz.Hatice ve Hz.Meryem, Hz.Ebu Bekir ve Hz.Ömer, Hz.Osman ve Hz.Ali. 
Her bir bölüm kendi içinde devleşen bir kitap görünümünde. Anlam ve manalar , maneviyat , sevgi, dört halifenin yüklendiği anlamlar. tevbenin önemi, Peygamber Efendimizin (sav) in Hatice annemize duyduğu sevgi , İhlas suresinin ehemmiyeti ve surede hayat bulan dört halifemiz ve daha birçokları için mutlaka bu kitabı okumanızı tavsiye ederim.  

Kitaptan....

En kıymetli gündür pazartesi. Peygamber'e ait bütün olaylar pazartesi günü olmuştur. Doğumu, miraca çıkışı, peygamber oluşu, göçü, vefatı, aklınıza hangi hadise gelirse, hepsi pazartesi günü olmuştur. ( S:140 )

Yalanın bahanesi olmaz. Öldürüleceğini bilsen doğruyu söyle derler. ( S:106 )


KEYİFLİ OKUMALAR

TOZ ŞEKERLİ KURABİYE





Tatlı mı tatlı, şeker mi şeker, çıtır mı çıtır bir kurabiye tarifi ile karşınızdayım. Birçoğunuz yabancı değilsinizdir eminim. Elinizin altında bulunan malzemelerle çok kısa sürede hazırlanan ve pişen çayların yanında harika bir eşlikçidir bu tarif. İmdada yetişir tabiri caizse. Alelacele son anda çaya kahveye gelecek eşiniz dostunuz olabilir, telefonu kapatıp fırına atana kadar misafiriniz ancak gelir. Bu arada diğer yanda da çayınız demini almak üzeredir. Ayrıca bu kurabiye çocukluğumu da hatırlatır bana. Pastanelerde fırınlarda daha büyük boyutlu olarak yapılırdı hatırlayın .... Hala da var ama ev yapımı gibisi yok derim ben ;)



TOZ ŞEKERLİ KURABİYE



MALZEMELER

2 adet yumurta
1 su bardağı toz şeker
125 gr. oda sıcaklığında yumuşamış margarin
1 kahve fincanı sıvıyağ
2 yemek kaşığı yoğurt
1 paket vanilya
1 paket kabartma tozu
3 - 4 su bardağı un
Hindistan Cevizi ( isteğe bağlı )

ÜZERİ İÇİN

Yumurta akı
Toz şeker 

YAPILIŞI

Yumurtalardan birinin akı üzerine sürmek için ayrılır.
Yoğurma kabına kalan yumurtalar konur (1 tam yumurta ve 1 yumurta sarısı)  , yoğurt, sıvıyağ, margarin, toz şeker konularak öncelikle beraberce yoğurulur.
Un, kabartma tozu ve vanilya beraberce elenir. Azar azar un ekleyerek yumuşak bir kurabiye hamuru kıvamında ele yapışmayacak bir hamur elde edilir.
Vaktiniz varsa 15-20 dakika kadar hamuru dinlendirin.
Hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar koparılır, avuç içinde yuvarlanır, hafif yassıltılır ve bir tarafı önce yumurta akına ardından toz şekere bulanarak yağlı kağıt serilmiş bir fırın tepsisine yerleştirilir.
Önceden ısıtılmış 180 derece fırında üzeri hafif kızarana kadar 20 - 25 dakika pişirin.



BON APPETIT...



OKUDUM, BİTTİ... YEKTA KOPAN/İKİ ŞİİRİN ARASINDA





YAZAR: YEKTA KOPAN
YAYINEVİ: CAN YAYINLARI
SAYFA: 144






ARKA KAPAK


Yaşamın uzamış anlarından kurduğu öykülerini okura emanet eden bir yazar Yekta Kopan. Ruhumuza nereden sızdığını bilmediğimiz yüzleşmelerin izdüşümleri onun kaleminden bize ulaştığında kendi hesaplaşmalarımıza dönüşür. Farkına bile varmadığımız küçük anlarımız, yaşamımıza dağılır, genişler, sonra da hep sürer. Ya bir Yekta Kopan öyküsüdür onlar artık ya da unutulmuş bir yerde yazarlarını beklemişlerdir. 

Zam çok fena bir şey. Babam her sabah, “Allah belalarını versin, yine zam yapmışlar şerefsizler!” diyor. Sinirle atıyor gazeteyi yere. “Düzgün koysana şunu!” diyor annem, yerden kaldırıp katlıyor. Ona kalsa boş yere para veriyoruz bu kâğıt parçalarına, zaten hep insanın içini karartan haberler veriyorlar. “Bir zevkim var şu yalan dünyada, ona da karışma kadın!” diyor babam. Annem yeleğinin eteklerini çekiştiriyor. Öyle işte, dünya yalan. 




BENCE...


Kitap "Biraz Konuşabilir Miyiz?" ve "Daha Önce Tanışmış Mıydık?" adlarında 2 bölüm ve 11 öyküden oluşuyor.
Yazarın anılarının da içinde olduğu bir öykü kitabı bu. Okurken kendinizden mutlaka birşeyler bulacağınız bir kitap. Okuduğum öykülerde yaşamımızdan küçücük anlar var.Eminim birçok kişi de kendi yaşantısından anlar bulacaktır. Konuşma dili, olaylar, akış, bazen sonuç ve süregitmeler...
Her zaman derim öykü anlatımı daha zordur. Okuyucuyu o sayılı sayfalarda içine alıp olayı yaşatmalısın. Yazar bunu çok güzel yapıyor. Eleştiri yazılarında kitabın can alıcı üç öyküsünden olan "Öğretmen" adlı öyküsünü  okurken gözlerim doldu ne kadar kutsal bir meslek olduğunu birkez daha idrak ettim.
Kitaba adını veren "İki Şiirin Arasında" adlı öykü ise karısını deli gibi seven bir adamın karısı öldükten sonra O'na ithafen yazdığı mektuptan oluşuyor, çok etkileyici.


KEYİFLİ OKUMALAR










haYELDAmlası

Blog Tasarımı: Senino Tasarım

Bu sitede yayınlanan yazılar ve resimlerin izinsiz kullanılması 5846 sayılı fikir ve sanat eserleri yasasına aykırıdır.