ZEYTİNYAĞLI İÇ BAKLA





Havalar ısınıyor, ilkbahar geldi geçiyor bile yazı karşılamak üzereyiz. Yaz meyve ve sebzeleri ayrı bir güzel oluyor. Leziz, hafif, besleyici, rengarenk. Yapımı kolay bir zeytinyağlı tarifi vereceğim. Çoğu kişi barışık değildir bakla ile ama benim en sevdiğim sebzelerdendir. Yoğurtla beraber taçlandırdığınızda çerez gibi yememek elde değil. Denemenizi tavsiye ederim. Şimdiden afiyet olsun. 



Malzemeler

2 kg. iç bakla
1 adet orta boy soğan
2 diş sarmısak
1 su bardağı sıvıyağ  ( yarım zeytinyağ - yarım ayçiçekyağı kullandım )
1 yemek kaşığı un
1 yemek kaşığı toz şeker
2 bardak su
Tuz

Yapılışı

Baklaları temizleyip 5-10 dakika kadar limonlu suda bekletin, süzün.
Tencerede yağı hafif kızdırın, içerisine yemeklik doğranmış soğanı ve küçük kıyılmış sarımsakları ekleyip birkaç dakika rengi dönene kadar kavurun.
Unu ekleyip bir dakika kadar daha kavurun. 
Baklaları ilave edip birkaç dakika daha kavurun, suyunu, şekerini, tuzunu ekleyin. 
Orta ateşte 15 - 20 dakika kadar pişirin. 
Ocağı kapatıp 10 dakika dinlenmeye bırakın.
Servis tabağına alıp üzerini dilediğiniz miktarda kıyılmış dereotu ile süsleyip servis yapın. 

AFİYET OLSUN

FRAMBUAZLI CHEESCAKE





MALZEMELER

400 gr. labne peynir
200 gr. krema
1 su bardağı toz şeker
1 paket vanilya
3 adet yumurta


TABANI İÇİN ;

1,5 paket pötibör bisküvi
100 gr. margarin veya tereyağ

ÜZERİ İÇİN ;

250 gr. frambuaz
5 yemek kaşığı şeker
2 yemek kaşığı mısır nişastası 
1 çay bardağı su 
1 su bardağı su
1 paket vanilya 


YAPILIŞI

Öncelikle alt tabanını hazırlayarak başlayalım. Pötibör bisküvileri rondoda un haline getirin.Önceden eritip ılıttığınız margarini ekleyerek beraberce biraz yoğurup, kelepçeli kalıba eşit bir şekilde yayalım. İç harcı hazırlayana kadar buzdolabında dinlendirin.Ben kalıbın içine yağlı kağıt seriyorum servis tabağına transfer ederken büyük kolaylık oluyor.

Sosu için; frambuaza şekeri ve suyu ilave edip dolapta bir saat bekletiyoruz ve ocağa alıp bir çay bardağı soğuk suyla mısır nişastasını eritip içine ilave edip kaynatmaya başlıyoruz. Kaynayınca kısık ateşte 5 dakika daha kaynatıp ocaktan alıp vanilyasını ilave edip ılıyana kadar kabuk tutmaması için hafif karıştırıyoruz ve soğumaya bırakıyoruz.

Karıştırma kabına labne peynirini ve toz şekerini koyun.Mikserle iyice karışana dek çırpın. Ardından bir paket kremayıda ekleyip beraberce çırpın.Bu esnada vanilyayıda ekleyin. Yumurtaları tek tek ekleyerek çırpın. Karışımı bisküvi tabanının üzerine boşaltın - bu esnada küçük kabarcıklar olursa bunları kürdan yardımıyla patlatın, pişme sırasında çatlamalara neden oluyor -. 170 derece önceden ısıtılmış fırında yaklaşık 1 saat pişirin. Pişme zamanı fırının cinsine göre değişiyor baktığınızda kabarmış ve üzeri kahverengini almış ise pişmiş demektir. Fırını kapattıktan sonra içerisinde soğumaya bırakın -hemen fırının kapağını açıp çıkartırsanız çökme oluyor - ben yine 1-1.5 saat sonra çıkartıyorum ılımış oluyor. Oda ısısında soğuttuktan sonra frambuazlı sosuda üzerini kaplayacak şekilde boşaltın ve her yere yayılmasını sağlayın. Buzdolabında en az bir gece bekletin. Ertesi gün daha lezzetli oluyor ama zamanınız yoksa en az 5 saat buzdolabında durması yeterli.


AFİYET OLSUN 

OKUDUM, BİTTİ... Yemek Cennetten Çıkmadır / Jennie SHORTRIDGE




KİTAP KÜNYESİ

ADI : Yemek Cennetten Çıkmadır
YAZAR : Jennie Shortridge
YAYINEVİ : Eksik Parça
ÇEVİREN: Hülya Key
BASIM TARİHİ : 2014
SAYFA SAYISI : 384

ARKA KAPAK

Ben, kadınların yemekle olan aşk-nefret ikilemini kendime göre değişkenlerle yaşayan tek bir kadınım ama diyorum ki, gelin bir devrim başlatalım. Yemeyi tekrar yalnızca yemek ve beslenme ve durum gerektirdiğinde de eğlence haline getirelim.

Hep birlikte söyleyelim: 

1. Aç olduğun zaman ye, aç olmadığın zaman yeme. 

2. Vücudunu olduğu kadar ruhunu da besleyen yemeği ye. Bunu ruhani bir arayış olarak düşün. 

3. Her bir lokmanın tadına var. Her öğünden keyif al. Eğer ne yediğinin farkında değilsen ve onu takdir etmiyorsan, onu sadece ziyan ediyorsun demektir.” 

Daha önce Aşk Su Anı isimli romanıyla Türk okuyucusuyla buluşan Jennie Shortridge bu kez karşımıza bir kadının kendi büyük bedeniyle barışma ve geçmişini affetme yolculuğunu ve bu yolculuk sırasında ailenin, gerçek sevginin ve aşkın anlamını keşfetmesini anlattığı bir öyküyle geliyor.



KİTAPTAN ALINTI

Ağzınıza Yemek Koymanın Başarı Garantili 6 Aşamalı Tekniği
1.   Çatalı yemeğe daldırın
2.   2. Çatalı ağzınıza koyun
3.   Çatalı ağzınızdan çıkartırken yemeği dilinizin üstünde bırakın
4.   Çiğneyin ( yemeği, dilinizi değil )
5.   Tadına varın!
6.   Tekrarlayın

BENCE...

Keyifli bir o kadar da okuma esnasında karnı acıktıran bir
kitap okudum J
Ailenin anlamı, aile içi ilişkiler, sırların ortaya çıkması ile değişen hayatları anlatan yer yer hayat ve yemeğe dair aforizmaların olduğu keyifli , insanın ruhunu besleyen ve yemek isteğini arttıran bir kitap. Ailenin en küçük kızı Eleanor yemeğe tutkuyla bağlı olmasına rağmen , hayatını sürdürebilmesi için yemek dergilerine , düşük kalorili yemekler hakkında bağımsız makaleler yazan bir yemek yazarıdır. Amcası ( kan bağı olmadığı halde ) Beny rahatsızlandığında ona bakacak tek kişidir. Fakat bu durum zamanla başka şehirlerde yaşayan kardeşleri biraraya getirecek ve kendileri ve geçmişleriyle yüzleştirecektir. Karakterler sevgiyle harmanlanmış. Nefis yemek tarifleri ağızları sulandırıyor. Kitapların olmazsa olmazı başkahramanımızın aşk hayatı da sonlara doğru renkleniyor ;)






KEYİFLİ OKUMALAR




YENİDEN MERHABA VE TÜM ANNELERE SELAM OLSUN ;)




Tebdil-i mekanda ferahlık var demiş atalarımız... Ne güzel de söylemişler. 2010 yılında blog yazmaya başladım. Öncelikle mutfağımda pişen lezzetleri paylaşmaya başladım. Sonasında paylaşacak daha çooook şey olduğunu fark ettim. Farklı bir blog açtım. Kategorize yapmak ilk başta cazip geldi bana fakat daha sonra birkaç yere yetişememeye başladım. Dedim ki güzel bir tasarımla tek bir blogda tüm paylaşımlarımı bir adresten aktarayım. Bence iyi de yaptım herşey elimin altında olsun hayatta zaten koşturacak öyle çok alanlar var ki. Bir de blogumda parçalanmayayım. İyi de ettim sanırım. Hem güncel hem de bu zaman zarfında biriktirdiklerimi paylaşacağım. Mutfak, yemek, kitap, alışveriş, gezi, kanaviçe, içimden geçenler ve daha neler neleeeeer ;) Benimle  dünyama kuşbakışı göz atmak isterseniz ben burada olacağım :) 


 Veeee yarın çok özel bir güne de uyanacağız. Bizi dünyaya getiren tüm kahrımızı gıkını çıkarmadan çeken vefakar, cefakar, sevgi ve şefkat dolu annelerimizin ellerinden öpüyorum ve aşağıda canım oğlum Ergin'imin benim için hazırladığı hafta başında dayanamayıp verdiği , dünyanın elle tutulur hiçbir hediyesine değişmeyeceğim güzellikleri de sizlerle paylaşmak istiyorum. Rabbim herkese sevgi dolu, mutlu ve yüzü gülen çocuklar nasip etsin.


TÜRKİYE'NİN EN İYİ 10 BUTİK KAHVECİSİ





Gezgin, gurme, kent yazarı, tv programcısı ve gazetelecilerden oluşan jürinin seçimlerini sizlerle kahveseverlerle paylaşmak istedim. Şimdiden missss gibi taze çekilmiş kahve kokusu burnuma kadar geldi :))

1 )TAM 35 ÇEŞİT  COFFEE SAPIENS / İSTANBUL 
Lezzetini özenle seçilmiş 12 farklı çekirdeğe borçlu. Seçmekte zorlanacağınız tam yedi farklı hazırlama yöntemiyle 35 çeşit kahve yapıyorlar. İçi latteyle dolu çikolata kaplı bardakla yapılan Bicherin’i mutlaka tatmalısınız. Bicherin 12 TL. 
Karaköy; (0533) 356 88 14 

2) 24 SAATTE DEMLENİYOR 
MOC / İSTANBUL


Farklı ülkelerden gelen 12 kahve çeşidi var. Mekânın spesiyali 24 saat soğuk demlemeyle yapılan could brew. İstediğinizi alıp okuyabileceğiniz bir duvar dolusu kitaplığı da mevcut. Could brew 12 TL.
Nişantaşı; (0212) 234 44 65

3) ALMAN KATKISI  PETRA ROASTING / İSTANBUL



Sezona bağlı olarak değişen çekirdekleri Alman el yapımı makinede kavuruyorlar. En çok Ruanda Camiro adlı filtre kahve tercih ediliyor. Alancha, Lucca ve Münferit’e de kahve veriyorlar. Ruanda camiro aeropress 10 TL.  
Gayrettepe; (0212) 356 10 53 


4) HASAT DÖNEMİNE GÖRE    KRONOTOP / İSTANBUL



Cihangir, Maslak ve Sultanahmet’te şubeleri var. Sıcak, soğuk ve demleme yöntemiyle 27 çeşit kahve yapıyorlar. Kahve çekirdeklerini hasat dönemlerini hesaba katarak getirtiyorlar. Cafe au lait 7 TL. 
Cihangir; (0212) 249 92 71


5) SICACIK ORTAM   CAFE DES CAFES / ANKARA



Başkentin en merkezi yerinde, soğuktan kurtulmak için kaçacağınız en iyi adres. İçinizi ısıtacak 15 kahve çeşidi var. Erdal İpekeşen; “Filtre kahvesi çok iyi ve ortam oldukça sıcak” diyor. Filtre kahve 5.5 TL. 
Çankaya; (0312) 426 55 11

6) HER YERDE YOK  CUP OF JOY / İSTANBUL



Mönüdeki 10 kahve çeşidini altı farklı yöntemle hazırlıyorlar. Panama’daki bir çiftlikten gelen ve her kahvecide bulamayacağınız Geisha kahveyi mutlaka tadın. Sağlıklı kahvaltı da var. Cortado espresso 8.5 TL.
Bebek; (0212) 263 00 06


7) HER HAFTA FARKLI   AWAKE / İZMİR


İzmir’in kalbinde, İtalyan Sokak’ın en keyifli yerinde. Mönüde 20 çeşit kahve var ancak her hafta iki veya üç tanesini tadabiliyorsunuz. 12 saatte buzla demlenen Cold Brew mekânın spesiyali. Cold Brew 14 TL.
Alsancak; (0532) 385 47 90 

8) ALKOLLÜSÜ DE VAR    GEYİK / İSTANBUL


Kahveler Kolombiya, Etiyopya, Guatemala ve Kenya’dan. Damağınıza göre seçeceğiniz 13 çeşit var. Yanında mutlaka kruvasan da söyleyin. Alkollü alternatifler de mevcut. Chemex demleme kahve: 10 TL.
Cihangir; (0532) 773 00 13 

9) ŞAMPİYON YAPIYOR   BREW LAB / İSTANBUL


Galatasay ve Cihangir’de şubeleri var. 2011 ve 2015 Barista Şampiyonu Özkan Yetik kahvelerin başında. Her gidişinizde farklı bir çeşit tatmanız mümkün, iki haftada bir mönüyü yeniliyorlar. Latte: 7.5 TL. 
Cihangir; (0212) 244 70 89 

10) HUZUR DOLU  CAFE STOKHOLM / ANKARA


Şehrin stresinden sıkıldıysanız girin içeri. Ambiyansı ve hoş müziğiyle huzur verici bir mekân. 15 çeşit kahveden en sevileni İsveç Espresso. Kahvenin yanında pasta ve börek de var. Swedish espresso 7 TL.
Çankaya; (0312) 428 88 84 

* Hürriyet Cumartesi Ekinden alıntı yapılmıştır.*


haYELDAmlası

Blog Tasarımı: Senino Tasarım

Bu sitede yayınlanan yazılar ve resimlerin izinsiz kullanılması 5846 sayılı fikir ve sanat eserleri yasasına aykırıdır.