ISLAK KEK


MERHABAAAAA :)

Bu günlerde tatlılardan gidiyorum hayırdır :) Ama bu defa sanırım istediğim kıvamı buldum. ISLAK KEK severim ama ev halkı benden daha çok severler. Çoğunuz bilirsiniz kek karışımı yapılır bir bardak sıvıdan ayrılır, kuru karışım eklenir pişirilir ,fırından çıkınca üstüne dökülür çekmesi sağlanır. Bu yöntemle yaptığımda illaki bir yerleri kuru kalıyordu. Benimde bir türlü içime sinmiyordu. Ama öyle bir tarif buldum ki sevgili Damla www.damyskitchen.com un sahibi şef müthiş şeyler çıkarıyor. İnstagramdaki hesabında gördüm birkaç gün önce dün yaptım ve bugün sizlerle paylaşıyorum. Henüz bloğuna eklememiş olabilir ama ig hesabında mevcut. Fotoğrafları ise bir harika. Ben sizlere kendi çektiklerimi paylaşacağım ama dilim olanları zar zor yakaladım bitmeden anca gördükleriniz çıktı :) Yani o denli nefis olmuştu.  Farkı ise soslamada mevcut. Tarifte fark edeceksiniz eminim ;)

Gerçekten isminin hakkını veren bir kek oldu 👍👌


NOT: Bu arada ben yokkken kitap kargom gelmiş komşuda fakat onlar evde yok şu an ahahahaha merakla eve dönmelerini bekliyorum bir ara onları da paylaşacağım. Haydi mutfağa !!!!




ISLAK KEK 

4 adet yumurta
 1 su bardağı toz şeker
 1 su bardağı süt 
1 su bardağı sıvıyağı 
 1 su bardağı un
 1 paket kabartma tozu
 1 tatlı kaşığı vanilya 
3 tepeleme yemek kaşığı kakao

SOSU İÇİN

1 su bardağı toz şeker
1 su bardağı süt
2 yemek kaşığı kakao
1/2 su bardağı sıvıyağ


YAPILIŞI

Yumurtaları ve toz şekeri homojen kıvam alana dek çırpın. 
İçine süt ve sıvıyağı ekleyerek tekrar çırpın.
Ayrı bir kapta elenmiş un, kakao, kabartma tozu ve vanilyayı karıştırın. 
Bu karışımı sıvı malzemelerin içine katıp pürüzsüz kıvam alana dek çırpın. 
Kare bir kalıbın içini yağlayın veya yağlı kağıtla kaplayıp, harcı içine dökün.
Önceden ısıtılmış 180 derece fırında ortalama 45 dakika pişirin.
Kürdan testi kuru çıkarsa pişmiş demektir.

Sosu için -----Tüm malzemeleri bir tencereye aktarın. Kaynayana kadar ısıtın,  ocaktan alın.
Hem sos hem kek sıcakken keki önce dilimleyin sonra sosunu dökün. 
Sosu emip kekiniz ılınınca afiyetle yiyebilirsiniz ;)





BON APPETİT

haYELDAmlası mutfağı

LİMON JÖLELİ PANNA COTTA





Merhabalar, 

Bir kitap başlıyordu diğeri bitiyordu ama Yelda günü gününe blogunu güncelleyemiyordu. Bu fotoğraflar iki gün öncesine ait ve ben bile kendime şaşırdım PC başındayım ve yazmaya başlamışım :) Sevgili blog dostlarımdan gelen daha sık yazmalısın paylaşmalısın telkinleri havada kalmasın dedim. Yeni kitabım da çok güzel gidiyor. İngiltere'den bir dostum önerdi orada kitap bulmak zor ve ben de onun için alıp okumaya başladım.  Atatürk düşmanı bir adamın hayatını anlatıyor. Sonra bol bol okuyarak düşüncelerinin nasıl ve ne yönde değiştiği vurgulanıyor. İslamiyet, Kuran-ı Kerim , Atatürk düşüncelerinin aslında ne kadar bağdaştığı karşılıklı örneklemlerle anlatılıyor. Ben kitabımı okumaya devam ederken size yazlık serin, fresh ve hafif bir tatlının tarifini vereceğim. 
Aslında her şey eşimin bir gün whattsup'ıma attığı ve canının çektiği tatlıyı yapmamı istemekle başladı. Araştırdım ve orijinal tarifi ispanyol sitelerinde ve you tube kanalında buldum. Sağolsun çeviri programları sayesinde çevirdim. Ama malzemeler bizim elimizdekilerle uyuşmayan ve ha dedim mi markete gidip alabileceğim türde değil. O nedenle ben de orijinal adı ;GELATE DE FRESA CON CREMA adlı tarifin Türk versiyonunu yaptım. Ama sütlü olan tarafı bir italyan tatlı tarifi. Limonlu jöleyi Panna Cotta ile birleştirdim. Panna Cotta'non orijinal tarifi www.ardaninmutfagi Arda Türkmen'e ait. Haydi adım adım paylaşayım. Afiyet olsun ;)



 PANNA COTTA 

1 su bar. toz şeker, 250 ml. süt, 1 pkt. vanilya ve 1 paket kremayı bir tencereye alın. Karıştırarak kaynatın. Koyu bir kıvam almayacak, sıvı bir kıvamda olacak. Sıvıyağla yağlanmış mümkünse ortası delikli, ama benim olmadığı için baton kalıba koydum . Buzdolabında katı bir kıvam alana kadar bekletiyoruz.



ÖNEMLİ NOT: TENCEREDEKİ MALZEMELER KENARA ALININCA İÇİNE , ÖNCEDEN SOĞUK SUDA BEKLETİP YUMUŞATTIĞIMIZ 3 YAPRAK JELATİNİN SUYUNU SIKIP KARIŞIMIN İÇİNE KOYUYORUZ, KARIŞTIRIYORUZ, SICAKLIĞIYLA ERİYİP HOMOJEN BİR KIVAM ALINCA KALIBA BOŞALTIYORUZ.



BUZDOLABINDA BİRKAÇ SAAT KALDIKTAN SONRAKİ HALİ. 


HAZIR OLAN KUTUDAKİ JÖLEYİ ÜZERİNDEKİ TARİFE GÖRE HAZIRLIYORUZ. ODA SICAKLIĞINA GELENE DEK BEKLETİYORUZ. BEN LİMONLU KULLANDIM DAMAK ZEVKİNİZE GÖRE ÇEŞİDİNİ DEĞİŞTİREBİLİRSİNİZ. DONMUŞ HALDEKİ PANNA COTTANIN ÜZERİNE DÖKÜYORUZ. 


NOT: ORİJİNAL TARİFTE BEYAZ OLAN KISMI DONDUKTAN SONRA YANLARINI AÇIYORUZ ( VİDEO ÇEKTİM YÜKLEYEBİLİRSEM EN ALTA KOYACAĞIM ) 

İÇE DOĞRU ÇEKİP KENARLARIN SIYRILMASINI SAĞLIYORUZ. JÖLESİNİ YAVAŞ YAVAŞ VERİRKEN JÖLENİN ALTADA GEÇMESİNİ SAĞLAMAK, BU ARADA YÜZEN BİR ADA GİBİ GÖRÜNÜYOR :) AMAÇ MUHALLEBİ KISMININ TAMAMEN JÖLENİN İÇİNDE HAPSOLMASI. FAKAT YA KALIPTAN YA MUHALLEBİDEKİ MALZEMELERİN FARKLILIĞINDAN DOLAYI İSTEDİĞİM GÖRÜNTÜ OLMADI. İKİ KATLI , KATLARI AYRIŞTIRILMIŞ BİR TATLI GÖRÜNÜMÜNDEYDİ. NE KADAR ÇAKMA DA OLSA TADI GÜZELDİ, HAFİFTİ, SERİNDİ TAM BİR YAZLIK TATLIYDI. ORİJİNALİNİ MALZEMELERİ BULUP YAPABİLİRSEM BİR GÜN MUTLAKA ONU DA PAYLAŞMAK İSTERİM. 



BON APPETİT..

haYELDAmlası mutfağı 


KİTAP ALIŞVERİŞİ ++++ KİTAPYURDU






Merhabalarrrr,

Blog dünyasında keyifler nasıl bakalım :)
Nisan ayından bu yana çok ilgilenemedim blogumla , zaman ayırıp bilgisayarın başına oturmak kısmet olmadı , instagramda daha aktifim sonuçta elinizin altında telefon kolay oluyor :) @hayeldamlasi instagram hesabımdan beni takip edebilirsiniz :)ama buranın tadı ve yeri ayrı. İnşaallah en kısa zamanda eski aktif dönemlerime dönebilmeyi diliyorum ;) 

Temmuz ayında kitapyurdundan her ay gelenekselleşen :) kitap alışverişimi paylaşayım çabucak sonra oğlumu yaz okulundan almaya gideceğim sonra beraber aktiviteler ve Yelda'dan bir süre daha haber alamayacaksınız. Aslında geçtiğimiz aylarda hem Kitapyurdu hem Okuoku , Eganba ,D&R, İdefix alışverişlerim oldu ama paylaşmaya fırsatım olmadı. Okuyorum , pişiriyorum, işliyorum, geziyorum :) :) ama yazmaya fırsat bulamıyorum . Eh idare ediverin biraz benim gibi olanlar halimden anlar diye düşünüyorum :)


Bu ay 2 adet İskender Pala kitabım var---------- Biri OD aslında ben de vardı fakat kime verdiğimi unuttuğum ve kitabım gelmediği için bir kez daha aldım bir Yunus Emre hikayesi çünkü her daim okurken huzur bulduklarımdan. Diğeri ise AŞKNAME okuyunca yorumlayacağım. 

Bu arada son iki ayın kitaplarına tek tek inceleme yazısı yazamadım fırsat bulursam onları da ara da paylaşacağım ama toplu paylaşımlarımda konularına dair ve kısa bir yorumumu ekledim. 


Çimen Erengezgin'in VAY BAŞIMA YOGA GELENLER kitabı arkadaşlarım tarafından çok tavsiye edildi, kayıtsız kalamadım. Tam kişisel gelişim diyemeyiz romansı bir tatta yoga ile ilgili bilgiler verilmiş. Onu da okuduktan sonra geniş bir yoruma yer vereceğim. 


Ve tabii ki AYRAÇ dergisi edebiyat, kültür,sanat, kitap incelemelerinin olduğu kolay taşınabilir boyutta okuması keyifli dergiyi de sepete atmadan edemedim. 


KEYİFLİ OKUMALAR 


haYELDAmlası kitaplığı

HAZİRAN AYINDA OKUDUĞUM KİTAPLAR




KANAVİÇE / BAHADIR YENİŞEHİRLİOĞLU

Anlatımı, konusu, içeriğiyle okumaya başladığınızda su gibi akıp gidiyor. Tarihsel olaylarla, edebiyatı çok güzel harmanlamış yazarımız Bahadır Yenişehirlioğlu 1915 ve 2013 yılları arasındaki olayların anlatımı, bazı sırların ortaya çıkması ve kuşaklar sonra günümüzdeki karaktere uzanışı ile devam edip biten okuması keyifli bir roman olmuş. Mert, Nazlı, Ani, Aram, Faik Ali bey hepsinin hayatında acılı dönemleri olmuş fakat bir şekilde hayata tutunanlar olduğu kadar tutunamayanların da yaşam öyküleri var. Dokunaklı, duygusal, hüzünlü, aşkın ve sevginin ve umudun olduğu yaşamlar dizini.
Ben yazarın kalemini, anlatım biçimini sevdim. Keyif alarak okudum 😉Darısı diğer kitaplarına diyorum. 👍.Tarihsel olaylarla harmanlanan edebiyat yazınlarını sevenlere tavsiyemdir. .
.
Bu arada kitabın adına münhasır KANAVİÇE tablo nun önemi büyük. Sanki yıllar içindeki ilmek ilmek işlenmiş acılar atfedilmiş çarpı  işine 😉 Kısa bir alıntıyla sonlandırıyorum 👉👉👉
.
.
👉👉👉👉👉👉" Bu durumda nereden bakarsak bakalım yokluğun içinden çıkan güç aşktır. Aşk Allah'ın bizatihi kendisidir. "👈👈👈👈👈👈👈👈 .
.



BİR GÜN DAHA / KELLY SIMMONS


Carry ve John'un güzel giden evlilikleri oğullarının doğmasıyla taçlanmıştır. Fakat Carry park otomatına ödeme yaptığı esnada arabadan oğlu kaçırılmıştır. Ve bundan sonra hayatları eskisi gibi olmayacaktır. Carry ve John birbirlerinden hangi sırları saklamaktadır? Yüzleşecekleri gün bunun üstesinden gelecekler midir? Doğaüstü güçlerinde eşlik ettiği hikaye sonuna dek kendini merak duygusuyla okutmayı başarıyor. Fakat bazı yerlerde duygu yoksunlukları hissettim bunu da karakterlerin farklı yapılara sahip olmalarına bağladık mı, 👌 enfesto bir Psikolojik-gerilim romanı sizi bekliyor efenim 🙏 💙💙💙 MAVİ ise romanın yardımcı ana teması .


KAFİ  / BİLAL CİVELEK 

Namazdan sonra Yunus şunu söyledi:
"Ve sen yine denendiğinde ;
Ve yine kalbin daraldığında, 
Ve yine bütün kapılar kapandığında,
Ve yine ne yapman gerektiğini bilemediğinde, uzun uzun düşün...
Ve hatırla yaratanını! ALLAH kuluna KÂFİ değil mi?" Zümer:36
.
. 🌹🌹🌹🌹🌹🌹🌹🌹🌹🌹🌹🌹🌹 .

Mübarek ramazan ayında okuduğum bu aya münhasır harika bir eserdi. Yunus'un, Anadolu'nun tek gezgin dervişinin ELİF ve LAM'I bulduktan sonra MİM'i bulup kendinde yok olmasının hikayesi bu. Sarıköy'de başlayıp, Şems'in bıraktığı işaretleri izleyerek Tebriz, Bağdat yollarını arşınlayıp MİM e eriştikten sonra Sarıköy'e geri dönüp yolculuğunu tamamlanmasını anlatıyor. İyiliği, aşkı 👉beşeri olmayan İLAHİ AŞK bu, teslim olmayı, bir olmayı, sonunda HAKK' a kavuşmayı, ölmeden önce ölmeyi anlatıyor.💕
.
.
📖📖📖 Yazarın okuduğum ilk romanı. Bir diğeri SÜKÛT onu da en kısa zamanda okumak istiyorum. İnsan sonsuz bir huzur duyuyor. Ki o devirde yaşasaydık, bu duyguları daha derinden yaşamaya nail olsaydık kimbilir nasıl hissederdik.


İnsan-ı kâmil olana ALLAH KÂFİ.. .





EBEDİ YANSIMA  /  ÖZGE ERKİN

#kitaptanalinti "Aşk uğruna savaş verilecek en değerli duygudur. Fedakârlık ise bu savaşta en büyük kalkan olacaktır. Onurlu bir âşık yeri geldiğinde âşığı için kalkanını kaldırıp oku göğsüne yiyebilenindir." .
.
🌼💕🌼💕🌼💕🌼💕🌼💕🌼💕🌼 Efendim şimdi ne desem bilemedim. Ben realist bir insanım 😄 Her zaman acı da olsa gerçeklerden, gerçekçilikten yanayım. Kitaplarda da aynı tercihlerden yanayımdır. Çünkü ben okurken yaşarım. Romanlar da zaten tam da hayatın kalbinden değil midir? Fantastik, distopya kitaplar tercihim değildir. Hatta Ebedi Yansıma okuduğum 3. Fantastik roman diyebilirim. Ama iyiki okumuşum diyorum.
.
.
. 👉👉👉👉 Türünün güzel örneklerinden diyebilirim. Çok karşılaştırma yapamıyorum dediğim gibi fantastik çok okumadım. Ama okurken hikâye kaymak gibi kaydı diyebilirim 😍 Hayalgücünüzü zorluyor. Yer yer boşluklar hissetsem de devamının olacağı sonunda müjdeleniyor. Ve bu da meraka yol açıyor 😉 Yazar çok güzel can alıcı bir yerde final yapmış. Bir de şu noktaya değinmeden geçemeyeceğim. Türk yazardan olmasına rağmen karakter isimleri tamamı yabancıydı. Bunu yadırgadım çünkü yazarın Türk olduğunu bildiğim için. Belki hikâyeyi sağlam temellere oturtmak için yapılmıştır, Türk isimlerinin bu hikâyede sırıtacağı düşünülmüş olabilir. Ben birkaç isim alternatifi hazırladım 😂😂 bazen obsesifliğim tutuyor. Ne yapayım 🙌🙆🙋
.
.
Erica, Kevin, Nelly, Samuel, Veronica insan ırkından olmayan farklı bir türde dünyaya getirilirler. Her birinin görevi ve laneti vardır. Aydınlık ve karanlık, iyilik ve kötülüğün yüzyıllardır süregelen savaşları. Bu savaşları kim kazanacak ❓ Hangi bedeller ödenecek ❓ Dünya 🌍 kurtulacak mı? Aşk 💕 ve fedakârlık kötüler dünyasını nasıl etkileyecek ❓ Ve daha birçok sorunun cevabı bu kitapta. 
Fantastik öğeler ilgi alanınıza giriyorsa kaçırmayın derim.




ŞAH SULTAN  /  İSKENDER PALA

Kendi rekorumu kırdım 👉 şimdiye kadar en uzun sürede okuyup bitirdiğim kitap oldu 🙈 Belki kötü zamanıma denk geldi belki daha önceki romanlarındaki tadı bulamadım İskender Pala'nın. Biraz daha ilâhi ve tasavvufi tarafları vardı tarihle beraber harmanlanan daha önce okuduğum kitaplarda Fakat bu kitabı da yine bir zamanlar damgasını vurmuş 16.yy tarih dönemine ait din ve devletleri kapsayan savaşları ve yaşamın olmazsa olmaz aşk konusunu çok ince işlemiş. Sultan Selim, Şah İsmail, Taçlı, Kamber Can, Hasan, Hüseyin, Ömer, Cafer, Tebriz, İstanbul.....Çaldıran Savaşı. Galipler, mağluplar, ödenen bedeller...Belki zaman geçince tekrar okuduğumda farklı duygular uyandıracak bir kitap. Sonrasında yine bir şans veririm inşaallah ama ne zaman 😉 Kimbilir? 






😉
😄












İÇ BAKLALI ENGİNAR





Bugün zeytinyağlı nefis bir iç baklalı enginar yapacağız. Tarif Şef Arda Türkmen'e ait. Gözüm kapalı tariflerine güvendiğim şefimizin harfiyen malzemelerine uyar ve püf noktalarına dikkat ederseniz sonuç ilk defa yapıyor olsanız da kesinlikle %100 tutacaktır. En azından ben de hep öyle oldu. Şu aralar özel bir tv kanalında her gün Arda'nın Ramazan Mutfağı ekranlara geliyor. Takip etmenizi öneririm kaçırdığınız zamansa internetten bakabilirsiniz. Sosyal medya hesaplarında tüm tariflerin ayrıntısı mevcut.

İÇ BAKLALI ENGİNAR

Malzemeler

Zeytinyağı
2 adet kuru soğan
1 diş sarımsak
300 gr taze iç bakla
5 adet enginar
1 adet limon suyu
1,5 su bardağı su
Tuz
½ bağ dereotu – ince kıyım


Hazırlanışı

Soğanlarınızı  küpler  şeklinde doğrayın.
Tencereye zeytinyağını ilave edip soğanları tavada soteleyin.
 Ardından sarımsak, tuz ve iç baklaları tencereye ilave edin ve sotelemeye devam edin. 
Enginarları iç kısımları soğanlı baklalara bakacak şekilde tencereye dizin. 
Bir limonun suyunu sıkın ve suyu da ilave edip kısık ateşte pişmeye bırakın. 
Pişen iç baklalı enginarınızı ocaktan alın ve kıyılmış dereotu ile karıştırıp dinlendirin.

Dinlenen enginarları servis tabağına dizin ve iç kısımlarını soğanlı bakla ile doldurun.

haYELDAmlası mutfağı
Bon Appétit


REYHAN ŞERBETİ





MERHABALAR, 

Mübarek Ramazan ayını sürmekte olduğumuz bu aylarda en çok ihtiyacımız olan şeyse oruçları açtıktan sonra ferahlık verecek , midemizi rahatlatacak şerbetlerdir. Şef Çiğdem Seferoğlunun çok kolay, pratik, süper hızlı bir şekilde hazırlayacağınız bu güzel şerbeti gündüzden hazırlayıp, buzdolabında iftara dek soğutabilirsiniz ve afiyetle içersiniz diyorum daha fazla lafı uzatmadan ölçüleriyle aşağıda veriyorum. Şefimizi sosyal medya hesaplarından takip etmenizi öneririm. Süper leziz, pratik ve püf noktalarıyla tariflerini not alın ve afiyetle yapıp sevdiklerinize yedirin :)


REYHAN ŞERBETİ

Malzemeler

2 demet reyhan
1 su bardağı toz şeker
1 tatlı kaşığı limon tuzu
6 bardak sıcak su

Yapılışı 

Reyhanları yıkayıp tencereye ya da geniş bir kaba alın.
Üzerine limon tuzunu, toz şekeri ve sıcak suyunu ekleyin bir kez karıştırın malzemeleri, ağzını kapatıp demlenmeye bırakın. 
20 dakika sonra süzün ve oda sıcaklığına gelince , buzdolabına koyup soğutun.


haYELDAmlası mutfağı
Bon Appétit




MAYIS AYINDA OKUDUĞUM KİTAPLAR



Merhabalar Dostlar, 

Zorunlu bir ayrılık yaşadım :( Elimde olmayan sebeplerden bir hayli uzak kaldım . 
Özledim ama bu arada boş durmadım tabi :) Okudum, pişirdim, taşırdım, işledim, alışveriş yaptım :)

Mayıs ayında okuduğum kitapları fotoğraftada gördüğünüz üzere toplu paylaşıyorum fırsat buldukça ayrıntılı olarak yorum ve incelemeleri sizlerle paylaşacağım. Çünkü bu ayki kitaplara da yetişmem lazım :) Yavaş yavaş hepsi olur değil mi? Umarım bir yerlere gitmediniz. İlerleyen günlerde güzel bir ıslak kek tarifi de paylaşabilirim , ne dersiniz :)

Mayıs ayının ilk gününde Eylül kitabının incelemesini ayrıntılı yazmıştım. Aşağıdan yukarıya sırasıyla okuduklarım. 


EV KIZI EVREN 

Polisiye macera diyebileceğimiz türden bir kitap. Eğlenceli ve esprili bir dilde aktarılmış yazarı tarafından. Ben okurken çok eğlendim. Devam kitabı da çıktı Has Kız Hazal ne zaman kısmet olacak bakalım okumak. 


HÜZÜN YAĞMURLARI

Berrin ve Serdar benzer geçmişlere sahip yaralı iki insandır. Yağmurlu bir günde tesadüfen tanışıklıklarını kısa bir süre sonra evlilikle noktalarlar. Bir peri masalı yaşayacaklarını düşünürler fakat gerçekler yüzlerine tokat gibi savrulur. Aşklarını kurtarmak için tutkulu bir mücadeleye girerler. Başarabilecekler midir ❓ okuyun, görün, yaşayın derim ben. 😉💕

AYLARDAN AŞK

Sevgili Meral KIR aşkı o denli güzel anlatmış ki aşka aşık oldum resmen 💜😊 bu aralar hafif melankolik takılırken Yağız ve Tanem'in tutkulu ve sırlarla dolu aşkı iyi geldi bana 😉💕 Bir Eylül günü başlayan ve bir Eylül günü nihayetine varan her türlü duygu aktarımının nail olduğu, aile, arkadaş, dost, düşman ilişkilerinin de serpildiği, sonuna kadar büyük bir merakla kendini okutan bir roman. Dörtlemenin ilk kitabı. Seriyi tamamlamakta fayda var. Bu Sancaktar Ailesi bayağı bir geniş 😉
.
SİYAH NOTALAR

Kitap, acı ile başlayıp acı ile bitiyor. Bu kitapta umut yok, ümit etmek, hayaller yok... Geçmişin acıları var bugün yaşanan ve geleceğe dair görüntü yok. 
Adam ve Ginny ortak bir geçmişe sahiptir. Her ikisinde de bu kapanmaz yaraları açan aynı kişidir. Aynı acıları çekmektedirler. Tek bir farkla Ginny buna ilaveten Adam tarafından da suçlanmakta ve her ikisi de bir bedel ödemek zorundadırlar. Birbirlerini bunca severken ikisini nasıl bir bedel beklemektedir??? Evet baştan sona ACI var dedik. Son derece konu itibariyle real bir örgüye sahip olan kitapta duygu aktarımları, betimlemeler akıcı bir dille, okuyucuyu sıkmayan bir tonda verilmiş. Ve kitabın sonuna dek merak duygusuyla okumaya devam ediyorsunuz. Bana göre başarılı işlenen bir konu. Ana temayı söylememeyi tercih ediyorum çünkü o noktaya kitabın ortalarında dahil oluyorsunuz. 

AFFET

Emir başarılı bir işadımıdır, önüne geleni ezip geçmekten çekinmez, kazanmak, hırs ilk adıdır adeta. Yıllar sonra hayatına giren kardeşi Emre ile holdingte asistanı olarak çalışan ismine münhasır Melek onu değiştirecek midir? Nasıl bir yol onları beklemektedir. Elbette oldukça virajlı ve zor yollara gireceklerdir. Sonunda iyilik mi kötülük mü kazanacak. Hayatlarını etkileyen önemli sırlar neler? 💕💕 AFFETMEK sanıldığı kadar KOLAY mı yoksa ZOR mudur? 
Affedildiği zaman gerçekten hafiflik hisseder mi insan hayatında?
Dİl affetse bile KALP gerçekten AFFEDEBİLİR Mİ? 💕💕
Zor dostum zor, bu işin içinden çıkmak sanıldığı kadar kolay değil 😉

MİHMANDAR

Yine muhteşem bir şiir tadında İskender Pala kaleminden bir roman okuduk güzel bir fidan topluluğuyla. Yazarın kitaplarını yavaş sindire sindire okumak çok keyifli. Bu kitabında Türk İslâm tarihinde çok önemli bir yeri olan Eyüp Sultan'ın diğer adı ile Ebu Eyyüp el-Ensari'yi okuyoruz. Eyüp Sultan Hz.Muhammed'i Mekke'den Medine'ye göç ettiği zaman evinde ilk misafir eden kişidir ve Mihmandarlığını yapmıştır. Bu romanı okuduktan sonra Eyüp Sultan'ı ziyaret ettiğimde bambaşka duygular içinde olacağımı düşünüyorum. Kitabın her bir satırı olmasa da büyük bir kısmı hafızamda canlanacak. Bizanslılarla olan mücadele, Konstantiniyye kuşatmaları, mücadeleler, zor şartlar altında kazanılmaya çalışılan bir şehir. Tüm kitap boyunca Efendimizden hadislerle o kadar güzel taçlandırmış ki kitabı yazarımız 👍🙏😍  

KELEBEK BAHÇESİ

Kelebek Bahçesi düşünün. Ama bu bahçedeki kelebekler Bahçıvan tarafından yapay bir bahçede zorla tutulan genç kızlardan oluşmakta. Onları neden kaçırmakta, neler yaşamaktalar, nasıl bir son onları beklemekte ❓❓ Tüm bu cevaplar bu kitapta sizi bekliyor. Psikolojik-gerilim türünün en güzel örneklerinden. Karakterlerin psikolojik tahlilleri, durum analizleri, betimlemeler. Okuyucuyu sıkmadan, akıcı ve anlaşılır bir dille anlatılmış. Bir iki günlük zaman dilimini kapsıyor, şimdiki ve geçmiş zaman arasında gelip gidiyor. Maya, kelebeklerden birisidir ve sorgulama sırasındaki gel-gitleri, duygu durumları, mimikleri, okurken gözümün önünde canlandı adeta. Başından sonuna kadar merakla okuyacağınız bir kitap. Ve yine şunu görüyoruz. Çocuklukta yaşanan travmalar, sizin zayıf noktanızı bulduğu anda su yüzüne çıkıyor ve oldukça tehlikeli bir hal alıyor. .


AKŞAM GÜNEŞİ

Çapkın, dışarlık hayatı seven, zabit Nazmi Bey, kendisine musallat olan rahatsızlık sonucu adadaki evlerinde zevcesi Şükran hanımla hayatını idame ettirmeye başlar. Bir süre sonra yetim ve öksüz kalan zevcesinin yeğeni Jülide hayatlarına dahil olur. Ve onları neler bekler, neler olur derseniz buyrun okuyun efendim derim 😉👍💜



haYELDAmlası kitaplığı
Keyifli Okumalar 

SEVGİ'Lİ AŞK EYLÜL / MEHMET GÖKCÜK





Çocuklar , bebekler söz konusu olduğunda hep anne-bebek, anne-çocuk sevgisi, ilişkilerinden, bağından söz edilir. e kolay değil 9 ay anne karnında taşıyor ve doğuruyor. Babalar hep biraz daha arka planda kalırlar. Ne kadar çokça dile getirmeseler de onlar da çok ama çok severler evlatlarını.

Ben babamdan bilirim. Seni seviyorum sözcüğünü çok dile getirmezdi ama bize karşı tutum, davranışları, bizim için yaptıklarından beni , çocuklarını çok sevdiğini anlardım.




Bu kitap bir şiir kitabı.
Bu kitap bir babanın yazarımız Mehmet Gökcük'ün daha doğmadan , doğacak çocuğuna hitaben kaleme aldığı şiirleri. 
Bir babanın duygularının ; Doğmadan önce, doğduğunda ve doğduktan sonraki duygularını en içten, samimi ve yalın bir dille şiir satırlarında vücut bulmuş hali.

Ne kadar şanslısın EYLÜL.... 
Büyüyüp bu satırları okuduğunda belki sen de babana karşı duygularını kaleme alırsın, biz okuyabilir miyiz orasını bilemem :)

EYLÜL en sevdiğim kız ismidir. Eğer çocuğum kız olsaydı Nisan'da doğmasına rağmen Eylül adını koyacaktım. Ama çok güzel, sağlıklı bir erkek evlat nasip etti Rabbim, şükürler olsun...
Önceden sözleştiğimiz gibi ismini eşim koydu. Ama bana öyle bir jest yaptı ki hayatım boyunca unutamayacağım, aklıma dahi gelmeyecek cinsten... Seni seviyorum sözcüklerine her zaman ihtiyaç duymazsınız , sevdikleriniz öyle bir şey yapar ki kelimeler kifayetsiz kalır söylemek istediklerinizin yanında.





Eylül'ün benim için diğer ihtimamı babamın doğum gününün bu ay olması. Bir sonbahar günü gelip yine bir sonbahar günü ayrıldı aramızdan . Bir sürü yarım kalmışlıklarla bırakarak beni ama tamamlayacağız. Ben de sana yazıyorum Babam ... Seviyorum seni.


Kitabın içinde çok güzel illüstrasyonlar var. Çok keyifli, duygusal, unutulmayacak bir anı Eylül.... 
Şiirlerin yanı sıra, çok anlamlı bir hikaye, mektup ve dua kısmıyla son buluyor kitap. 

Okuyun efendim. Sizler bir babanın bir anne kadar evladını sevip sarmayalayabileceğine şahit olun. Her zaman dile getirmeseler de.... 




KİTAPTAN BİR ŞİİR 

SABRET

Yüreğin üşürse bir gün kızım
Hiçbir yokluğa aldırma
Ellerini, nefesini hissedişine şükret
Güneşi düşle, özle, iste
Elini kalbine koy, dua et
Ve hatırla seni nasıl sevdiğimi
Yansın gönlünde sevda ateşi
Sabret...

14 Ağustos 2016 , İstanbul





TANITIM BÜLTENİNDEN

Sevgi'li Aşk: EYLÜL, bir babanın çocuğu olacağı müjdesini aldığı andan itibaren, heyecan dolu bir bekleyişin gönülden kaleme döküldüğü bir eser olmuş. Yazar Mehmet Gökcük, kızıyla ilgili düşlerini, coşkun evlat aşkını, masal, mektup ve şiirlerle satırlara aktarmış. Bu çok özel, aşk ve özlem dolu satırların, sevgili Eylül Defne'nin de ömrü boyunca önünde ışık olacağına inanıyorum. Bir babanın, daha doğmadan kızına düşlerini hediye ettiği Sevgi'li Aşk: EYLÜL'ün tüm okuyuculara ulaşmasını gönülden temenni ederim.
-Gazeteci-Yazar Nevin Şahin-

"Bir şeyi şiir kılan nedir?" diye sorduğum çok oldu. Doğrusu ya, bu konuda söylenmiş sözler çok da tatmin etmedi beni. Bizzat şiirin kendisinin ölçülebilir ve nesnel olarak tanımlanabilir bir şey olmadığından belki de; bu sorunun da cevabı şudur diyemedim hiç. Yine de bana sorarsanız bir şeyin şiir olması için öncelikle "bir yere" daha da kıymetlisi "birisine" yazılmış olması gerekir. Ben böyle düşünüyorum yıllardır. O sebeple galiba, çok sayıda şair de benim gibi düşünüyor olmalı ki, aşk, şiirin en çok yakışanı en çok ziyaret edileni olmuş.. "Birisine" bir şey söylemenin en güzel ve yakışan yolu şiir olmuş hep, bundan sonra da öyle olacak.

Mehmet Gökcük, kızına yazmış. Heyecan verici değil mi? Yeni doğmuş bir bebeğe babanın verebileceği müthiş bir armağan. Yıllar geçtikçe anlamını daha da bulacak ve kıymetlenecek bir mücevher gibi.. "Birisine" yazarken, onun kendi evladı olması Gökcük'ün şiirini hemencecik başka bir yere taşıyor zaten: Hakikate...

Şiir okurken hep içimden geldiği gibi okumaya uğraştım yıllardır. Belki de o nedenle "içinden geldiği" gibi yazan herkesi çok önemsedim. Mehmet Gökcük de öyle yapmış; içinden geldiği ve hissettiği gibi yazmış şiirlerini. Zamanla bu şiir nereye evrilir, nasıl bir yola akar şimdiden bilemem. Ama bu kitap sadece yazılış gayesi ve gerçek ilhamı ile önemsenmeyi fazlasıyla hak ediyor.

Yolu açık olsun…
-İbrahim Sadri-










KİTAP KÜNYESİ 

KİTABIN ADI: SEVGİ'Lİ AŞK EYLÜL
YAZAR: MEHMET GÖKCÜK

YAYINEVİ: AZ KİTAP

TÜRÜ: ŞİİR
SAYFA SAYISI: 136
BASKI YILI: 2016








HAYELDAMLASI KİTAPLIĞI

KEYİFLİ OKUMALAR





haYELDAmlası

Blog Tasarımı: Senino Tasarım

Bu sitede yayınlanan yazılar ve resimlerin izinsiz kullanılması 5846 sayılı fikir ve sanat eserleri yasasına aykırıdır.