MART AYINDA OKUDUĞUM KİTAPLAR




MART AYINI DA BU GÜZELLİKLERLE BİTİRİYORUZ. 
YİNE KİTAP FİDANLARI , SERBEST OKUMALAR DERKEN ÇOK ÇEŞİTLİ BİR YELPAZEDE OKUMUŞ OLDUĞUM KİTAPLAR HAKKINDAKİ BİLGİ VE YORUMLARIMI SİZE DAHA ÖNCEKİ POSTLARDA VERDİM. 
DİLERSENİZ @hayeldamlasi İNSTAGRAM HESABIMDAN DA TAKİP EDEBİLİRSİNİZ. 



MAİ VE SİYAH / HALİD ZİYA UŞAKLIGİL




27 Mart Halid Ziya Uşaklıgıl'in ölüm yıldönümü olması sebebiyle okumaya başladığım diğer bir Türk Edebiyatı klasiklerinden.  Kitabın benim için ayrı bir önemi var. Sadeleştirilmiş birinci basım olarak ;Ekim 2001'de çıkan kitap tarafımdan bir ay sonra 4 Kasım 2001 de alınmış. Benim için çok değerli. 16 yıllık kitabın kokusu bile, sararmış yaprakları bile ayrı lezzet bırakıyor dimağlarda okurken. 
Aşağıdaki fotoğrafta da bakınız fiyata ;) O zamanlarda ki ekonomik şartları gözönüne alırsak yine pahalı. Ama değer. 



KİTABIN KONUSU

Ahmet Cemil çevirmendir. Bir gazetede çalışmaya başlar. Ve roman o dönemin , Ahmet Cemil'in gözünden sosyo, kültürel bir aktarımını yapar. Kitaba adını veren MAİ kısmı umut vaad eden kısmı , SİYAH ise karamsarlığı temsil eder. 
Olaylar gazetenin sahibinin Ahmet Cemil'in kızkardeşiyle evlenmesi ile değişik bir hal alır. 

YORUM
Henüz bitirmedim kitabı sadeleşmiş bir dili olmasına rağmen yavaş akıyor. Kelimelerin anlamları okurken akışı çok bozmamak adına sayfanın alt kısmında değil de kelimelerin hemen yanında parantez içinde verilmiş. Dönemi yansıtan en başarılı romanlarından. Bittiği zamansa yine bu postta izlenimlerimi aktaracağım. Aynı zamanda Mart ayının son kitabı olma özelliğini de taşıyor.

Mutlaka her türlü kitabın okunmasından yanayım. Kötü kitap yoktur, kişilere hitap etmeyen kitap vardır diyelim ;) 


KİTAP KÜNYESİ

BASIM YILI :     2011
SAYFA SAYISI : 400
TÜRÜ  :               TÜRK EDEBİYATI KLASİKLERİ
YAYINEVİ :        ÖZGÜR YAYINLARI

KEYİFLİ OKUMALAR



ÇALIKUŞU / REŞAT NURİ GÜNTEKİN






KİTAP KÜNYESİ

ADI : ÇALIKUŞU
YAZAR : REŞAT NURİ GÜNTEKİN
YAYINEVİ : İNKILAP KİTABEVİ
BASIM TARİHİ : 2014
SAYFA SAYISI : 544
TÜRÜ : ROMAN



KİTAPTAN ALINTI

 Bahçede kuru bir ağaç vardı. Fırsat buldukça oraya tırmandığımı ve tehditlere kulak asmadan teneffüs sonuna kadar daldan dala atladığımı gören muallim bir gün, "Bu çocuk insan değil, Çalıkuşu !" diye bağırmıştı.

S (27)

"Gönlüm boştu. Sevmeye ihtiyacım vardı. Sizi uzun ince vücudunuzla, menekşe gözlerinizle karşımda görünce her şeyin rengi değişti." 

S (142)

"İnsan yaşadığı yerlerde beraber bulunduğu insanlara görünmez ince tellerle bağlanırmış; ayrılık vaktinde bu bağlar gerilmeye, kopan keman telleri gibi acı sesler çıkarmaya başlar, her birinin gönlümüzden kopup ayrılması, bir ayrı sızı uyandırırmış."

S (207)

KİTAP KONUSU

Feride öksüz ve yetimdir. Teyzesi tarafından büyütülmüştür. Fransız lisesinde iyi bir eğitim almıştır. Teyzesinin oğlu Kamran ile düğünlerinin olacağı günden bir gün önce kendisini aldattığını öğrenir ve kimseye haber vermeden evden ayrılır. Anadoluda muallimelik yapmak için başvurur ve Zeyniler köyüne atanır. Buradaki insanların sorunlarıyla da uğraşıp herkese yardım etmektedir. Fakat yeni düzene alışamayan eski kafalara sahip insanların iftiraları nedeniyle başka bir yere tayinini ister. Böylece birçok defa aynı muameleye maruz kalarak yer değiştirir. İlk köyde kimsesiz Munise'yi evlat edinir, kendisine yoldaş yapar. Fakat amansız bir hastalık yüzünden kaybeder. Hayatta yalnız ve zor dönemde kaldığı bir anda babacan tavrıyla Dr.Hayrullah beyden yardım eli uzanır. 


BENCE.... 


Öyle güzel bir kitap okudum ki lâkin her güzel şeyin bir sonu olduğu gibi bu kitapta nihayete erdi. Her ne kadar uzatmak istesem de, hikâyeyi ezbere bilsem de bu kadar sürükleyici olur mu bir 📚 kitap. Olur efenim olur. Reşat Nuri Güntekin gibi usta bir kalem yazarsa olur. Kocamaaaan bir fidanla okuduk hatta. Duygularımız öyle çok ortak noktalarda buluştu ki değmeyin keyfimize. Aynı hislere tercüman olduk. Kızdık, sevindik, üzüldük, mutlu olduk, güldük, ağladık, hüzünlendik... Feride ve Kâmran yine bizi 1922 'li yıllara götürdü, getirdi. Nasıl güzel seviyormuş eskiden insanlar birbirini 💜💜💜. Feride'nin haşarı, ele avuca sığmaz halet-i ruhiyesinin altında yatan sebeplerse bambaşka 😞 Ama hep istediğimiz mutlu son 😍 1989 yılında çevrilen başrollerinde Aydan Şener'in oynadığı diziyi ise o yıllarda soluksuz seyrettiğimi anımsarım. Dimağlarımızda müziği ile de ne güzel bir lezzet bırakmıştır . 



.📚📚📚📚📚📚📚📚📚📚📚📚📚📚📚📚📚

.
.
HAŞİYE (Dipnot) 👉👉👉Ben kitabı okumak üzere kütüphaneden aldım ve teslim edeceğim. Yayınevlerine buradan çağrı bırakmak istiyorum değerli, usta, bir döneme damgasını vurmuş edebiyatçılarımızın klâsik olmuş eserlerine daha bir ihtimam gösterelim. Çokça, kaliteli basalım, herkesin ulaşabileceği bir ekonomide olsun. Açıkçası ben kütüphanemde tüm klasiklerimizin yer almasını isterim. Çocuklarıma torunlarıma bundan daha değerli bir miras olmaz sanırsam 😉 






KEYİFLİ OKUMALAR

TÖVBE / CEMALNUR SARGUT




KİTAP KÜNYESİ

ADI : TÖVBE  
YAZAR :   CEMALNUR SARGUT
YAYINEVİ : NEFES YAYINCILIK
BASIM TARİHİ : 2016
SAYFA SAYISI : 152
TÜRÜ : DİNİ / DERLEME

ARKA KAPAK

Kul, rahmet-i ilâhîyi idrak etmek ve kendi aczini bilmek için ara sıra günah işler. Acz ve kulluğunu bilen tövbe etmiş demektir. Zîra tövbe, Allah'a geri dönmek demektir.

"Tövbe, günah işlendiği anda elde edilen tadın o günah hatırlandığında kaybolmasıdır."
 (Ahmed er-Rifâî, Sohbet Meclisleri, s. 95)

Günah, insanın kendi kendine zulmüdür. Çünkü günahı ile kahr-ı ilâhîyi davet eder ve onun sıkıntısıyla kendine zulmeder. Fakat zulmün sonu tövbe ise cemâl, af, yani lütf-ı ilâhî tecellî eder.
"Abdestte teyemmümün su yerine geçmesi gibi, tövbe de itaatin yerine geçer. İtaatkâr olan insanın itaati vardır ama itaat etmeyenin tövbesi vardır. İtaatin karşılığı cennettir, tövbenin karşılığı ise aşktır: 'Muhakkak ki Allah tövbe edenleri sever.' (Bakara, 222)" 
(William Chittick, Divine Love, s. 307.) 


KİTAPTAN ALINTI

"Ey iman edenler! Zannın birçoğundan kaçının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurunu araştırmayın. Biriniz diğerini arkasından çekiştirmesin. Biriniz ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz. O halde Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah tevbeyi çok kabul edendir, çok merhamet edendir." (Hucurât, 12)  

BENCE...

Cemâlnur Sargut Hoca 'nın kitapları her daim elimin altındadır. Tövbe konusunu o kadar güzel; ayetlerden, hadislerden, yaşanmış hikâyelerden derleyerek aralarda kendi notlarını da düşerek okuyucuya aktarıyor ki. Kitap hiç bitmesin istiyorsunuz. Bir okumalık kitaplar değil zaten hocanın kitapları. Her daim elinin altında olacak, her an açıp okuyabileceksin. 





KEYİFLİ OKUMALAR

SİZİN HİÇ MAVİNİZ VAR MI? / ÖZGE UZUN



KİTAP KÜNYESİ

ADI : SİZİN HİÇ MAVİNİZ VAR MI?
YAZAR : ÖZGE UZUN
YAYINEVİ : İNKILAP KİTABEVİ
BASIM TARİHİ : 2015
SAYFA SAYISI : 168
TÜRÜ : OTOBİYOGRAFİ

ARKA KAPAK

 "Yıldızlar insanlara ait, ama kimseninki birbirine benzemiyor. Bir tek sen kimsenin görmediği gibi göreceksin onları…"

Küçük Prens, Antoine de Saint-Exupéry

"Bazı anlar… Hiç beklemediğin bir anda, tam da yeni bir yara açılmışken bedeninde, gökyüzündeki güneşe karışmış, maviliğe benzeyen bir çift göz gülümser sana. Elleriyle başını tutup öptürür kendini. Bir öpersin, yine tutar bir daha öptürür. Kulağına, 'Seni çok seviyorum,' diye fısıldarsın. Bir gülücükle der ki, 'Biliyorum.' 'Bazen çok kızgın olabiliyorum, ama kızgınlığım sana değil, seni anlayamayan bana. Biliyorsun değil mi?'" Herkes gibi hayallerine tutunan, hayallerini gerçekleştirmek için çabalayan bir kadın Özge Uzun. Sizin gibi, bizim gibi… Âşık olmak, başarılı olmak, anne olmak isteyen bir kadın… Kimi hayaller gerçek olur, kimileriyse başka bir şey… En kötüsü de o "bir şeyi" tanımlayamamaktır. 

Bu kitap gözün gördüğü, yüreğin duyduğu, dilin söyleyemedikleriyle yazılmış çıplak bir kitap; mış gibi yapmayan, figüransız, çırılçıplak… Bir kadının kendi kalbiyle olan konuşmalarıyla derin, sahici, ama en çok da samimi. Biraz kulak kabartırsanız sesini bile duyabilirsiniz… 

Bir çift mavi göz… Bir çift beyaz kanat… Pembe hayaller… Ve her şeye rağmen umut…
Sizin Hiç Maviniz Var mı?


KİTAPTAN ALINTI


 Bu kitabı en çok erkekler okusun istiyorum.
Kadınları anne olduktan sonra anlamakta güçlük çeken, onlardan uzaklaşan, doğan bebekle beraber onları yalnızlığa iten erkekler...

S (11)



BENCE...

Sen ne kadar güçlü, özel bir kadın ve annesin. Yıllardır ekrandan bir süredir de instagram hesabından takip ettiğim Özge Uzun hanımefendi iyi ki yazmışsın ve iyi ki kitabını okumuşum. Aslında okumadım sanki sen anlattın, ben dinledim. Sesin kulaklarımda, mimiklerin duruşun, şeklin karşımdaydı.


Evet bazen aslında çoğunlukla hiç kimsenin kolay bir hayatı olmuyor. İstisnalar dışında. Önemli olan bunlarla başa çıkabilmek, hayatı getirdikleriyle karşılayıp yaşayabilmek, bizi güçlü yapan da bu sanırım. .


Otobiyografi niteliği taşıyor, hayatı, duruşu anlatıyor. Evlilikleri, çocukları, özellikle Dağhan'la birlikte yaşadıkları ve onları bekleyen hayatta yaşayacakları karşısında çok güçlü bir kadın var. Benim en çok ilgimi çeken kitabın başlarında KOCAMUSTAFAPAŞA oldu. İstanbula ilk geldiğinde yaşamaya başladığı yer. Bana en mutlu olduğum çocukluk, ilk gençlik ve 20 li yaşlarımı sürdürürken yaşadığım yerdeki anılarım bir kez daha film şeridi gibi gözlerimin önünden geçti.... Bir saniyeyi dahi geri alamadığımız hayatın akışında mutlu olduğumuz anların kıymetini bilelim. Yıllar sonra bile sizi güldürebilecek tek şey belki o güzel ve eşsiz anlar olacaktır.




KEYİFLİ OKUMALAR

YAĞMURUN GELİNİ / SİNAN AKYÜZ





KİTAP KÜNYESİ

ADI : YAĞMURUN GELİNİ
YAZAR : SİNAN AKYÜZ
YAYINEVİ : ALFA KİTAP
BASIM TARİHİ : 2017
SAYFA SAYISI : 333
TÜRÜ : ROMAN 

ARKA KAPAK

“Bazen alıp başını gitmek ister insan. Uzaklara, çok uzaklara… Görürüm ki sen de alıp başını gitmek istersin buralardan.   O vakit ben de seni yanımda götüreyim derim…” 

Delal iliklerine kadar sarsıldı. Sonra ani bir öfke hissetti içinde. “Doğrudur,” diye bağırdı. “Uzaklara, hem de çok uzaklara gitmek isterim… Fakat Şiyar’ımın olmadığı bir yere de gitmek istemem.” Mamo sakinliğini hiç elden bırakmadı. “İstersen acele hüküm verme,” dedi. “Yarın sabaha kadar vaktimiz vardır. Bilesin ki benim oğlum da senin gibi yaralıdır. Bu kötü günlerinizde birbirinize yoldaş olursunuz kızım. Baran’ım elbette iyileşecek, bir gün ayağa kalkacaktır. O zaman da senin yaralarını o iyi edecektir…”

 Düğün günü güzeller güzeli Delal, gelin alayıyla damat evine vardığında hayatının en mutlu gününü yaşıyordu, ta ki Şiyar’ının atı Cengâver bir başına ortaya çıkıncaya kadar… Nasıl olmuştu da mutluluk bu kadar çabuk uçup gitmişti ellerinin arasından? Nasıl olmuştu en güzel günü kara güne dönüşüvermişti? Şimdi nasıl Şiyar’ın kardeşi Diyar’a eş olacaktı? Töreye nasıl karşı gelecekti? Sürdü Cengâver’i ölüme, ama kader ona başka bir yol çizdi. Önce Mamo’yu gönderdi, sonra da umudu… 

1950’lerde sınır kaçakçılığını önlemek için tüm sınır mayınlanmış, yaşanan kayıplarla hayatlar değişmişti. Tıpkı Delal ile Şiyar’ınki gibi. Onların gerçek yaşamlarından yola çıkarak kaleme aldığı bu kitapla Sinan Akyüz, bize her ne olursa olsun umut etmekten vazgeçmememiz gerektiğini hatırlatıyor. Sevginin ve cesaretin gücüyle… 

İncir Kuşları, Piruze, Aşk Başka Evde gibi çok okunan kitapların yazarından yine soluk soluğa okuyacağınız bir roman… 


KİTAPTAN ALINTI

" Bilir misin nene," dedi Baran. "Hz.Adem de biz oğullarına umut vasiyet etmiştir. Lakin bizler onu hiç anlamamışız. O da anlayalım diye, eğer gökkuşağının altından geçersek dileklerimizin kabul olacağını söylemiş."
"Babamın dediğine göre hiç kimse geçememiştir nene," diye cevap verdi Baran. "Hz.Adem bize böyle söyleyerek umut etmemizi istemiştir."

S (325)

Yüreğime saplı dikenler gibi duran anılarımla olmayı seviyorum.
 S (331) 


KİTAP KONUSU VE YORUMUM

Hikaye Kilis Atmalı Köyü'nde geçiyor yıl 1959. Delal ve Baran köyün birbirine sevdalı iki genci enlenecektir ve evleneceği gün Baranın öldüğü haberi gelir. Delal için hayatın durduğu bir andır. Töre gereği Baranın kardeşiyle evlenmesi gerekmektedir. Ama Delal buna yanaşmaz. Ve tam da o anda uzaklardan gelen Mamo'nun önerisiyle törelere uygun olan farklı bir alternatif doğar. Delal bunu kabul edecek midir? Hayatının akışı nasıl ve hangi yönde değişecektir.....


**********************************

Sinan Akyüz'ün okuduğum ikinci kitabı. Dili o denli akıcı, hikaye bir o kadar sürükleyici, hayatın içinden, bizi, gerçekleri anlatan bir olay örgüsü olunca kitabı okumak için oturduğunuzda elinizden bırakmadan bir solukta okuyacağınız bir kitaba dönüşüyor. Nitekim bana da öyle oldu. Duygular çok güzel bir şekilde okuyucuyu etkisi altına alıyor. Kitaba adını veren "Yağmurun Gelini" nin ne anlama geldiğini okurken satırlarda göreceksiniz. Aynı zamanda çok başarılı bir kitap kapağı olmuş. Yağmur damlaları kabartmalı bir şekilde kapakta yerini almış bir o kadar estetik ;)  Kitabı okurken hayatı sessize almakta fayda var :) yoksa bölen her şeye sinir olabilirsiniz ;)  






KEYİFLİ OKUMALAR

KARUN VE ANARŞİST / İSKENDER PALA






KİTAP KÜNYESİ

ADI : KARUN VE ANARŞİST
YAZAR : İSKENDER PALA 
YAYINEVİ : KAPI YAYINLARI
BASIM TARİHİ : 2017
SAYFA SAYISI : 320
TÜRÜ : ROMAN / TARİHİ ROMAN

ARKA KAPAK

 Tarih bir ayna… Aynayı kaplayan bir dilemma…

Kutsal Hermos'un suyuna karışan altının rengi hızla kan kızılına dönüşürken; kâhinler yaklaşan büyük savaşın haberini vermiş, tekinsiz bir hava zengin Lidya diyarını sarıp sarmalamıştı. Bir cephede güçlü askerleri ve görkemli hazineleriyle Aslan Kral Krezüs nam-ı diğer Karun; diğer cephede terk edildiği ölümü alt edip Pers diyarına hükmedecek olan Keyhüsrev.

Ve aynada sır dolu bir yansıma; tarihin öteki yüzünde devam eden karanlık…

Bir darbeye koşan Türkiye'de polis sirenleri yeri göğü inletiyor, silah sesleri sloganlara karışıyordu. Günleri ve geceleri esir alan terör, sokak çatışmaları, soygunlar, cinayetler her şehirde, her sokaktaydı. Kültür ve sanat kana bulanacaktı. Savrulan hayatlar, imkânsız aşklar…

Kim haklıydı? Ah!..

Karun ve Anarşist, tarihin akışını belirleyen hırsların ve tarihi aşan aşkların romanı. Coğrafyamızın kaderine bilgece bir bakış. İskender Pala'nın hep zevkle okunan usta kaleminden…



KİTAPTAN ALINTI

"Mutlu insan, yalnızca midesi doyan değil, bilakis ruhu ve gönlü doyan insandır" demişti Solon.

S (80)

  


KİTAP KONUSU VE YORUMUM

Öncelikle şunu söylemek istiyorum  İskender Pala'nın ilk okuduğum romanı oldu. 2 kitabı daha olmasına rağmen ilk defa bu kitabını instagramda büyük bir toplulukla *kitapfidanı yaparak okuduk. Ve tarih kitaplarıyla çok arası olmayan ben iki günde hiç bırakmak istemeden okuyup bitirdim. 
Yazar tarihsel olayları o kadar güzel kurgu ve diyaloglarla anlatıyor ki beğenmemek mümkün değil. 
Kitap iki farklı zamanda geçiyor arada yüzyıllar geçen. İlk bölüm ALTIN adını taşıyor ve MÖ. 540'lı yıllarda Lidya Kralı Aslan Kral Karun ile Pers Kralı Keyhüsrev arasındaki iktidar, güç, para, hırs, intikam ve savaşları anlatıyor. 
İkinci bölüm AYNA adını taşıyor. Zaman 20.yy 1970'li yıllar. Darbe, ihtilal, sağcı, solcu olaylarının yaşandığı , taraf olmaksızın, sorgulamadan, zamanın getirdiklerini anlatan bir dilde yazılmış. 
İlk ve ikinci bölümler adını da taşıdığı üzere ayna görevi görüyor zamanlar birbirine. Sadece isimler, mekanlar, uğruna savaşılan değerler aynı fakat isimler farklı. Ve her iki zamanda da sanata verilmesi gereken önemden bahsediliyor odakta. 
Son ve 3. bölüm AŞK adını alıyor ve her iki zaman içiçe geçerek anlatılıyor, birbirine öyle bir kurguyla bağlanıyor ki anlatımı sizi yormuyor aksine keyifle okunmasını sağlıyor. 

En çok dikkat çeken konu ise isimlerin birbiri ile hem tezat (tersten yazılması) hem de uyum göstermesi. Halludas/Sadullah
Mehte/Ethem
Kufu/Fuku
Nakata/Atakan
Namirek/Keriman
Edusa/Asude

Anlatım akıcı, dil oldukça -tarihi konulara terimlere girmesine rağmen - rahat okunabilir, tek kelimeyle leziz bir kitap olmuş.

Mutlaka okuyun derim ;)





KEYİFLİ OKUMALAR

KİTAP ALIŞVERİŞİ ++++ KİTAPYURDU








Aklınıza gelebilecek her siteden kitap alışverişi yaptım,yaparım :)
Şimdiye kadar olağanüstü bir problem yaşamadım. Ufak tefek aksaklıklar oldu. Kimileri şikayetler üzerine tabi ki ciddiye alarak bu durumları düzeltme yoluna gittiler. 
Online alışverişi tercih etmemin sebebi hem ekonomik olması indirimlerin ve kampanyaların çeşitliliği sizi daha çok almaya teşvik ediyor tabi :) 
Ama mutlaka gezerken karşılaştığım kitapçılara da uğramayı , kitaplara dokunarak arka kapak yazılarına ve içlerine göz atmadan da edemem. 
En son kitapyurdu.com dan alışveriş yaptım. Hiç aklımda yokken instagramda keşif sırasında görüp dikkatimi çeken bazı kitapları kütüphaneme dahil etmek istedim. O nedenle biraz az ;) Çünkü geçtiğimiz ay esaslı bir fuar alışverişi yapmıştım. Bu arada aylık düzenli alışverişlerde Kitapyurdu.com dan puanlar kazanıyorsunuz ve bunlar biriktikten sonra bedava kitap alabiliyorsunuz bu puanlarınızla. Ve 35 tl.lik alışverişlerinizde aylık yayınlanan kültür sanat edebiyat kitap tahlili AYRAÇ dergisi 1 tl.ye alabiliyorsunuz. Bilmeyenlere duyurulur. Şimdi aldığım kitaplara geçeyim.

👉📚 UMUT MEVSİMİ Dostluk Ekmeği'nin devamı olduğu için arayı açmadan alıp okumak istedim. Hatta Nisan ayında instagramda çok sevgili kitap dostlarımla mini bir fidancık yapıcaz. Kitabı olanları bekliyorum. @hayeldamlasi instagram hesabımdan takip edebilirsiniz ;)


👉📚 VE YARIN instagram keşif bölümünde tesadüfen tanıştım sevgili Gizem Yenikler'in  polisiye-gerilim türündeki kitabıyla. Türk yazarlara tam destek hep destek diyoruz ya hem kadın hem polisiye roman olunca ilgimi çekti. Tess Gerritsen vari olabilir ve 4 kitaplık serinin ilk kitabı. Kendisi de nazik ve ilgili bir hanımefendi 😉


👉📚 KALE adlı kitap ise sevgili şefimiz Ömür Akkor'un @omurakkor un instagram sayfasında dikkatimi çekti. Defalarca okusa bıkmayacağı türde bir kitap olduğunu söyleyince merak ettim. İnsanı anlatan bir kitap yazarı da Saint Éuxpery olunca kitaplıkta yer edinmesi güzel olurdu 😉


👉📚 Vee Ayraç Dergisi bilenler bilir 35 tl lik alışverişlerde dergi 1tl ye geliyor hiç kaçırmam 🏃🏃🏃
.


haYELDAmlası

Blog Tasarımı: Senino Tasarım

Bu sitede yayınlanan yazılar ve resimlerin izinsiz kullanılması 5846 sayılı fikir ve sanat eserleri yasasına aykırıdır.