AŞKNAME / İSKENDER PALA





AŞKNAME 

İskender Pala'nın okuduğum en güzel kitapları arasında yerini aldı. 16. yy civarında geçen 5 ayrı hikayeden oluşuyor kitap , birbirinden bağımsız. O dönem yaşanan aşklar ve aşıkların tüm hissiyatları o kadar güzel işlenmiş ki.... Klasikleri okuduysanız oradaki aşk hikayeleri hakkında fikriniz vardır. Birbirlerini delice seven aşıklar, birbirlerine karşı hissettikleri, kavuşamamaları buna rağmen hiç umudunu yitirmeyenler, haberleşemeseler bile duydukları hislerin derin hissiyatıyla senelerce kavuşmak için beklemeleri, çektikleri sıkıntı, ıztırab, sevinç, mutluluk, hüzün, az da olsa kavuşanlarda oluşan bir eksiklik duygusu mutlu olmayı beklerken tam tersi mutsuzluğa yelken açanlar.....  
Kitabı bitirdikten sonra düşündüm de , şimdiki tüketilen aşklarla uzaktan yakından ilgisi yok 😔
Divan edebiyatı ve gazeli seviyorsanız bu kitap tam size göre lakin bol bol şiir okuyacaksınız 😉



SON SÖZ 👇👇👇

 👉👉👉👉👉 Hayal hatun ve Şairi, Ebubekir Efendi ile Tiryandafila'yı, Şair Ali Ruhi ile Ruhsarı, aşki İlyas ile Cemile'yi, Sadi Çelebi ile Ceyda nın şiirlere konu olan aşkları sizi bekliyor. Anladım ki âşık olmak öyle kolay değil, günümüzdeki gibi tüketim yok, sabır var, beklemek var, senin olamayacağını bilsen de o gözler başkasını yâr etmiyor kalbe 💕💕💕💕

İlk iki hikaye 💭💭💭💭 beni en çok etkileyenler oldu. Okurken yabancı kelimelerin çokça kullanıldığı diğerlerinde sıkıldım açıkçası ama günümüz Türkçesi ile de çok anlam ifade etmezdi diye düşünüyorum. 


KİTAPTAN ALINTI
💗
"sevgi yan yana durup aynı hedefe bakmak olmalı"

💗
 "Feryâd ki feryâdıma imdad edecek yok
Efsûs ki gamdan beni âzâd edecek yok
Te'sir-i mahabbetle yıkılmış güzel ammâ
Virâne dili bir dahi âbâd edecek yok
Yâ Râb ne içün zâr Nigâr'ı şu cihânda
Nâşâd edecek çoksa da bir şâd edecek yok


ARKA KAPAK 

Bütün iyi dilekler ve selamlardan sonra...
Dilenciden sultana, köleden efendiye
Hânım hey!..
Sen ki muhabbet gülistanıma revnak bağışlayanım, efendimsin,
Sen ki arzum, emelim, hicranım ve elemimsin,
Ayrılığından dolayı yardım dilenmeye takatim yok senden, kapında kendini kaybedenlere gıptayla geçen ömrümde bir takate de ihtiyacım kalmadı artık. Sevgili eşiğinde ölene değil sağ kalana şaşmak gerekir, der bir bilge ama ben senden uzakta, aşkınla hasta, ama aşk sayesinde sıhhatteyim. Araya bunca yılın hasreti girmişken bir gün seni görmeye dayanabilir miyim bilmem, ama her sabah seni görüyor ve yüzünden aldığı güzellik ile insan içine çıkıyor diye güneşe, eşiğini döne dolaşa senden nur çalıyor diye her akşam mehtaba bakıyorum, bilesin. "Bugün nasılsın ey kâinatın başı dönmüş yıldızı?" diyorum ona, hasbıhal ediyorum; "Ne haldedir sevgilim, hoş mudur, sofaca mıdır İstanbullar sultanı bugün?" diye tekrar soruyorum. "Hiç benim bulunduğum yerden daha kederli bir âleme doğdun mu sen; hiç aşkta altüst olmuş bencileyin bir firkatzede üzerine parladın mı?" diye sitem ediyorum bazen... Velhasıl günlerce ve gecelerce güneşlere ve aylara durmadan ve dinlenmeden seni soruyorum, hâlâ bir haberini alamayışımı şikâyetle söylüyor, anlatıyorum. Senin beni unutma ihtimalini hatırlayıp çıldırıyorum bazı günler ve bazı geceler yüzünü eskisi gibi hayal edemeyeceğimden korkup kahroluyorum. Sonra tevbeler ediyorum. Seni unutma ihtimalini düşündüğüm için.









KİTAP KÜNYESİ

KİTABIN ADI : AŞKNAME
YAZAR : İSKENDER PALA 
YAYINEVİ : KAPI YAYINLARI
TÜRÜ : EDEBİYAT / TARİH
SAYFA SAYISI : 225
BASKI YILI : 2016











haYELDAmlası kitaplığı

Keyifli Okumalar

2 yorum

  1. Yıllar önce okumuştum ama aşk hikayelerinden çok etkilendiğimi hatırlıyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Özellikle ilk iki hikaye beni çok etkiledi ;)

      Sil

haYELDAmlası

Blog Tasarımı: Senino Tasarım

Bu sitede yayınlanan yazılar ve resimlerin izinsiz kullanılması 5846 sayılı fikir ve sanat eserleri yasasına aykırıdır.