URA / BURAK ÖZDEMİR





    Öncelikle güzel bir roman okudum. Şiirlerle bezenmiş ama tam kıvamında roman tadını bozmadan. İşlenen konu itibariyle beni çok üzdü 👉👉👉 ensest ilişki-ler. Ülkemizde konuşulması bile tukaka iken bunu yaşayan çocukları, geleceğimizi emanet edeceğimiz kız veya erkek fark etmez, aile içi tacizlere iğrenç bir şekilde maruz kaldığı takdirde - ki bu ruh haline sahip insanlar maalesef çoğu zaman tahmin bile edilemiyor - her ne kadar normal görünseler de, her ne kadar başa çıkmak içinprofesyonel yardım alsalar da, almış oldukları yara zaman içinde çığ gibi büyüyerek kendilerine ve çevresindeki insanlara zarar vermesine engel olamıyor. Hayat işte o noktada bitiyor.... Çoğu da ölüm ve ölümlerle sonuçlanıyor.


    Yazarımız bu romanda annesinin tacizine maruz kalmış bir erkek çocuğunun -bu arada baba tamamen etkisiz bir varlık olarak görünüyor hayatında yok zaten - yaşadıklarını sona yaklaştığı zaman diliminde anlatıyor ve okuyucuya duyguyu öylesine geçiriyor ki ben kitabı bitireli birkaç gün oldu ve yorum yapmakta zorlandığımı hissettim. Ne denir ki, nasıl denir ki, bazı durumlarda gerçekten kelimelerin kifayetsiz kaldığı o denli doğru ki bu hikâyede. Tüm kelimeler havada kalıyor, cümleler asla tamamlanamıyor... .

   Konusu bakımından pesimist bir hava taşısa da dili bakımından akıcı ve aslında tacize uğrayan URA'nın ciddi olarak hayata tutunma çabalarını görüyorsunuz ve az önce de belirttiğim gibi bazen hiçbirşey olacakların önüne geçemiyor. Kendine çok güzel bir düzen kurmuş, elbette GÜVEN sıkıntısı yaşıyor özellikle kadınlara karşı asla güvenmiyor yaşadıklarının ışığında bunu çok görmemek gerek. Güvendiği tek bir dostu var müzisyen arkadaşı Murat, kendisine hayran okurları, kendi üzerinden adını diri tutacak bir psikiyarist... Her şeye rağmen yine de kimse sonrasında adından asla kötü bir şekilde bahsetmiyor. İşte bu noktada aslında iyi bir insan olduğunu düşünüyoruz ama tüm bunlar geçmişte yaşadıklarının üstünü örtemiyor.


   Evindeki kedisi ve kapısındaki motosikleti bile --- yazar burada yerinde ve dozunda teşhis ve intak sanatına da yer vermiş ki --- URA'ya karşı özlemleri ve O'nu beklemeleri, yolunu gözlemeleri dahi O kadar çok şey anlatıyor ki ASLINDA....

   Ben ne desem de havada kalacak. En iyisini siz kitabı alın okuyun yoksa yazdıkça yazacağım ve kitabı okumuş kadar olacaksınız😉






ARKA KAPAK

Şimdi yok olduğunu düşün.
Yürürken insanların senin içinden geçtiğini, ne senin ne de onların bir şey hissetmediğini hayal et. Bu dünyadaki bir hayalet gibiyim. Varlığım ve bedenim sadece kendime yük. Çevremdeki hiç kimse ya da hiçbir şey beni etkilemiyor ve acıtmıyor.
 
‘Sahipsiz şiirlerim var benim,
Sahibini bekleyen…
Ya hiç yazmadıysam,
Ya da hiç bilmediysem aşkı yazacak kadar.’





KİTAP KÜNYESİ

KİTABIN ADI :  URA
YAZAR :  BURAK ÖZDEMİR
YAYINEVİ : 5 ŞUBAT YAYINLARI
SAYFA SAYISI : 208
BASKI YILI : 2017








haYELDAmlası kitaplığı
Keyifli Okumalar 

2 yorum

  1. Kitabın konusu gerçekten etkileyici ve malesef ki gerçek hayatta da var olan bir durum. Kitabı yakın zamanda okuyacağımı sanmıyorum ama ileride karşıma çıkarsa neden olmasın. Çünkü bu tip konuları kaldıramıyorum pek. Keşke hiç kimse kaldıramasa da varolmasa bu durum. Güzel bir yorum olmuş, emeğinize sağlık. Baştaki fotoğrafı görünce benim de canım kahve çekti şimdi :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet maalesef üzücü, yıpratıcı, kahredici durumlar. Ama iyilik ve kötülük beraberce yol alıyorlar yaşadığımız bu dünyada. ve üzülerek söylüyorum ki kötülük kısmı ağır basmaya başladı. Keşke hiç yaşanmasa dediğimiz durumlar umut kesilmez diyelim :(

      Hadi o zaman mis gibi köpüklü kahveni yap ve iç ;)

      Sil

haYELDAmlası

Blog Tasarımı: Senino Tasarım

Bu sitede yayınlanan yazılar ve resimlerin izinsiz kullanılması 5846 sayılı fikir ve sanat eserleri yasasına aykırıdır.