BİRKUTUKİTAP.COM ARALIK 2017 KUTUSU




Merhabaaaa yine güzel bir kutuyla geldim karşınıza :) Daha önce bir kutu paylaşmıştım Eylül ayı kutusunu ve çok sevmiştim. Ayrıntı için ➤➤http://www.hayeldamlasi.com/2017/09/birkutukitapcom-kutu-kutu-mutluluklar.html linkini tıklayarak okuyabilirsiniz. Hatta bu yazımda başka kutulardan da bahsetmiştim. Ama kararımı https://www.birkutukitap.com/ dan yana kullandım bu sefer tek ay değil 6 ay abonelik yaptırdım. Bu da demektir ki her ay 3 kitabım garanti 😂 Şimdiden heyecanlıyım. Her kitap kargosunda olduğu gibi. 

Fotoğrafta görüyorsunuz 3 kitap, 2 adet ayraç, özlü sözlerin ve yazarların fotoğraf veya illüstrasyonlarının olduğu, en sağda her kutudan ayrı bir mottonun çıktığı sticker, harika bir kartpostal, en öndeki broşürde kitap lugatı dedikleri kitap içeriği anlatan kısa açıklamalar ve özlü sözler size hitaben yazılmış. 

Haftasonu cumartesi günü elime geçti bu güzellikler ama sizlerle daha yeni paylaşabiliyorum. Bu kutu aboneliğinde kutu içerikleri yayınlanıyor , yani elinize geçmeden haberiniz oluyor o ay hangi kitaplar elinize geçecek diye , çok güzel ve değerli , az bilinen kitaplar seçildiği için gönül rahatlığıyla uzun süreli abonelik yaptırdım. Elinizde olan bir kitaptan gelirse ne yapacaksın ??? peki dediğinizi duyar gibiyim. E o zaman hediye ederim, bir başka kitapseveri mutlu ederim. 


Kitaplara gelince;

PAULO COELHO kitabı ⏩⏩⏩ PORTOBELLO CADISI ; 


Yazarın ben de 8 adet kitabı olmasına rağmen bu kitabı yoktu. Tevafuk oldu , iyi de oldu. 

Onu yakından tanıyan, belki de hiç tanımayan dostlarının ağzından Kim olduğumuzdan emin olmasak da, kendimize karşı her zaman içten olma cesaretini nasıl ediniriz? 
Paulo Coelho, güzide romanı Portobello Cadısı'nda bu sorunun yanıtını alıyor. Portobello Cadısı, Athena adlı gizemli bir kadının öyküsünü, onu çok iyi tanıyam - ya da hiç tanımayan- yakınlarının ağzından anlatıyor.




JAMES JOYCE kitabı ⏩⏩⏩  DUBLİNLİLER ;


Joyce ilk önemli yapıtı olan Dublinliler’i kaleme almaya başladığında henüz yirmi iki yaşındaydı. Kentin yoksullarının canlı bir portresini sunması ve onların “kaba saba” dillerini kendi edebiyatının ögelerinden biri haline getirmesi kitabı yayımlatmasını geciktirse de, 1914’ten itibaren Dublin artık eski Dublin olmaktan çıkmıştı. Bozguna uğramış yaşamların gözünü budaktan sakınmayan bir gerçekçilikle kaleme alınışı ve toplumsal çöküş, cinsel arzu, istismar, yozlaşma gibi konuların dile getirilmesi Joyce’un insanlık durumunu emsalsiz bir gözlemle aktarmasını sağlıyordu. Dublinliler’in ilk defa yayımlanışının 100. yılında Merve Tokmakçıoğlu'nun Türkçe çevirisiyle Aylak Adam'da yeniden hayat bulan bu eseri sizlere sunmaktan onur duyuyoruz.



HAYDAR ERGÜLEN şiir kitabı ⏩⏩⏩ SEN GÜNEŞ KOKUYORSUN DAHA ! ;



İnsan Kısadır
Babaannem derdi ki: İnsan kısadır oğlum
ve bilmezden gelir kısalığını, bilseydi
yarışmazdı yollarla, göğe evler yükseltmezdi,
Nazlı babaannem sözü de uzatmazdı ısrarı da
az söyler, usul söyler, pir söylerdi bir de
adamın kötüsünü piyade, sözün fazlasını şiir
yaparlar derdi, piyade olduğumu da gördü şiir yazdığımı da,
küçücük bir büyükanneydi, onu yitirince anladım
kısacıkmış her şey, insan kısaymış ağaçtan, ikindiden,
elmadan, güneşten, kardan, yağmurdan,
gölgemiz bile bizden uzunmuş, ya çocukluk,
o da rüyasından kısaymış meğer, sanki altı kardeş
nöbetleşe rüya görsek hepimizden bir çocukluk belki
çıkarmış, “bu dünya bir pencere” türküsünü söylerdi de
anlamazdık, bu dünyaya alıştık, şimdi zor geliyor
dünyadan gitmek, bazen rüyama geliyor, kısacık
kalıyor, bir gülümseme kadar, “çok uzatma” diyor
“şiiri, kimse anlamaz ve ömrün de uzamaz bundan,”
insan yanlışlarıyla büyür, aşkı uzun boylu sanırdım
anladım ama, ne zaman, harflerinden de kısaymış aşk,
bazen yazıncaya kadar geçiyor, bazen zaman alıyor
aşkı içimizdeki ormandan kurtarmak, aşk kısa, şiir uzun,
sözgelimi bir ağaç kaybolsa da orman yine orman,
ya bir harfli kaybolsa, zaten kaç harf ki insan?

DARISI KALAN AYLARA EFENİM ; OCAK AYINDA GÖRÜŞMEK ÜZERE 🙋



HAYELDAMLASI KİTAPLIĞI



BENİM HAYATIM / AYŞEGÜL ÇİÇEKOĞLU




💗Sevgili yazarımız kalemini konuşturmuş gene. Kurgu, diyaloglar, olayların birbirine bağlanış şekilleri, duygu betimlemeleri.... kendinizi hikâyenin bir kahramanı gibi hissediyorsunuz. 

➤➤Ömer ve Balım'ın hikâyesi bu. Ömer'in balgözlüsünün .... Birbirini tanımayan iki gencin zorla biraraya getirilmesiyle başlıyor . Her ikisi de geçmişte birçok yaralar almış olan tabiri caizse ➨➨ felekten sillesini yemiş iki insanın, tüm bunlarla baş edebilmek için BEN iken BİZ olmasını , soluksuz , kâh kızıp ,kâh öfkelenerek bazen sitem ederek, bazen de empati yaparak, içinde bulundukları şartları da düşünerek anlamaya çalışıyorsunuz. Yaşadığımızz hayatlar hepimizin içinde bulunduğumuz sınavlarımız belki. En kötü durumlarda bile en iyisi olacakmış gibi düşünüp ona göre hareket etmeliyiz. Hata herkes yapar önemli olan bunlardan ders alıp tekrar etmemektir sevgili dostlar. 

⏩Ben de eşime balgözlüm diye hitap ettiğim için o kelimenin geçtiği yerleri okurken bir tebessümdür alırdı beni 😉😊💗

➤➤Benim her zaman söylediğim bir şey vardır,bunu tam da kitapta bulmak tevafuk oldu🔻🔻

#Kitaptanalinti 



"Ne yaparsan karşılığını bu dünyada görüyorsun, iyiliği de kötülüğü de yaradanım öteki tarafa bırakmıyor."


İŞTE İLÂHİ ADALET....





ARKA KAPAK 


Geçmişi, nedenini hatırlayamadığı bir kimsesizlikle şekillenen Ömer, yıllarca uzaklaştırıldığı eve çağırıldığında kendini nikâh masasında bulur. Ama genç adamın ne burada kalmaya ne de çocuk yaştaki karısıyla evliliğe devam etmeye niyeti vardır. Balım, annesinin ölümünden sonra kendini zorla, hiç tanımadığı bir adamla evlendirilirken bulur. Genç kız, bundan sonra onu kolay bir hayatın beklemediğini biliyordur. Tıpkı onu bu konakta, daha bir günlük evliyken bırakıp giden kocasını kolay kolay affetmeyeceğini bildiği gibi. Hiç beklemedikleri anda yolları kesişen bu iki yabancı, birbirlerinin hayatına mucizeleri konuk edeceklerinden habersiz, hayatın onlar için planladıklarını yaşayacaklardır. Ömer ve ailesi, Balım'ın hayatlarına dâhil olmasıyla geçmişleriyle yüzleşip yeniden aile olmaya çalışırken, Balım da onlarla bir aile olmayı öğrenecek. Benim Hayatım, yaşanmamış yılların sevgiyle telafisinin hikâyesi. "Ömer kapıda dikilen kıza öylece bakakalmıştı, ilk başta onu tanımamıştı bile ama sonra onun Balım olduğunu anladı. Bunun için kızın gözlerine bakması yetmişti. O bal rengi gözler aklından hiç çıkmamıştı. Ama bu kız nasıl o olabilirdi? Yolda görse tanımazdı. Kendine güvenen o duruşu ne zaman kazanmıştı? Üstelik ne zaman bu kadar güzelleşmişti?"










KİTAP KÜNYESİ 

KİTAP ADI: BENİM HAYATIM
YAZAR : AYŞEGÜL ÇİÇEKOĞLU
YAYINEVİ: MÜPTELA YAYINLARI
SAYFA SAYISI: 584
BASKI YILI : 2017













HAYELDAMLASI KİTAPLIĞI








ÇOK GÜZEL TÜKENDİK / HİRAİ ZERDÜŞ





Gidenler Gelir Mi?

İkilemde kalmak..Nasıl bir duygudur tattınız mı hīç ? Cevabınız hayır ise amannn diyeyim 👉 böyle bir durumda Rabbim kimseyi koymasın. Çok Güzel Tükendik. Önce ismi etkiledi beni, hikâyeyi okuduğumda ise yanılmadığımı anladım. 
Genzinizi yakar ya denizin tuzu işte öyle yaktı beni. Kim bilir ? Belki de bu sizin hikayeniz.


Kazım - Arzelya - Ali'nin hikâyesi bu , evet AŞK 💕var ama ondan daha ötesi de var. Uçsuz bucaksız kıyılarda kaybolmak isteyeceğiniz. Aşk konusunda ketum bir yapım var ama bu hikâyeye duyarsız kalamadım ve okurken son satırları ,gözyaşlarım sözleşmişçesine yanaklarımdan usulca kendilerini o uçurumdan aşağıya bıraktılar...


Gerisini varın siz düşünün.... 


Ve kitabı ilk elime aldığımda döküldü satırlar kalpten, dile  İŞŞŞTE BİZ O GÜN TÜKENECEĞİZ...


Gelin olmuş gidiyorsun, bana Veda ediyorsun......



ARKA KAPAK :

Vicdanımın en orta yeri acıyor.   Size de arada bir olur mu böyle? “Acaba” diyorum; bu ince çizgide nefes aldınız mı hiç? Ben çoktandır alıyorum, şimdi bile…
Üst üste hem de bin kere tekrar ederek ve katlayarak çoğaltıyorum içimdeki sancıyı.
Burası bir uçurum kenarı… Metrelerce yukarıdan aşağı doğru bomboş gözlerle bakılan bir yer. Ne kadar da özgürlük kokuyor ah! Sonrasında kanatlarım varmış gibi bir hisse kapılıyorum.  Tadına bakmak için sabırsızlanıyorum aslında. “Ölmek nasıl bir şey?” diye tekrarlıyorum içimden.  Dedikleri kadar jilet kesiği gibi kesiyor mu acıları? Mesela, ne kadar bir şiddetten sonra hafifler insan? Biliyor musunuz?
Biliyorsanız söyleyin.
Bir insanın, en doruktaki bir acıda bile duyarsız kalabilir mi kalbi? Azı, çoğu, ölçüsü nedir?

"Acı" diyorum, acı hani?
Yaktığı yerden bir cerahat gibi akıp gider mi ya da hiç gitmez mi? Merak ediyorum sahiden. Şimdi, hangi inanç geri çevirecek içimdeki intihar isteğini? Nasıl bir umut erteleyebilir ecele beni?  Beni kandıracak bir söz var mıdır bu dakikadan sonra ve hala? Varsa söyleyin.
Gelecekse beklerim.
Ama kandırmayın beni.








KİTAP KÜNYESİ :
KİTABIN ADI: ÇOK GÜZEL TÜKENDİK

YAZARI: HİRAİ ZERDÜŞYAYINEVİ: KANES YAYINLARI
TÜRÜ: ROMAN
SAYFA SAYISI: 210

BASKI YILI: 2017











HAYELDAMLASI KİTAPLIĞI






FİL / ELIO VITTORINI





ARALIK ayında okuduğum ilk kitap. Ve ben zamansızlıktan oturdum ve yorumları tek tek gireceğim şimdi 😊 İnce olduğuna bakmayın anlatılanlar derin izler bırakıyor, düşündürtüyor, hayatı sorgulatmaya yetiyor. Aylak Adam Yayınlarının okuduğum ilk kitabıydı ve derinlikli, felsefik kitaplar seviyorsanız yayınevinin kitaplarını incelemenizi öneririm.



Harika bir kitabı bitirmenin ağırlığını ve hafifliğini aynı anda yaşıyorum. Nasıl olur dediğinizi duyar gibiyim. Kalın bir kitap olmamasına rağmen ,sadece 120 sayfaya, Elio Vittorini öyle şeyler sığdırmış ki... Altı çizilesi onca güzel ve anlam yüklü satırlar var ki... Üzerinde durup, düşünülmesi ve konuşulması gereken 👉👉İtalyan bir ailenin yaşantısı üzerinden aktarılıyor, akıcı bir dili , kalabalık aile üzerinden diyaloglarla devam ediyor. Bir yanda yoksulluk, çaresizlik ve tüm bunlara rağmen HAYATTA kalma çabaları ve umudu her zaman sıcak tutan aile ilişkileri. Toplam 4 farklı kuşağın aynı evde yaşaması ve bence kitabın başkarakteri büyükbabaları ve annenin O'nu iyi ve kötü anlamlarda FİL diye çağırması ? Nedenlerini okuyunca kitapta göreceksiniz .
Ve aileye düşüncelerini ve yaşantılarını sorgulatan ufak bir zaman diliminde olsa bile onlara farklı tatlar sunan Katransurat diye adlandırdıkları işçi karakteri de kitabın finaline etkisi bakımından yadsınamaz 📚
Bence okunması ve kütüphanenizde kalıcı bir yere sahip olması gereken kitaplardan biri👍

👍



💭💬💭💬
Bu arada Fillerin de dahil olduğu, okumuş olduğum ikinci kitap. Çok şeyler öğreniyorsunuz. Daha çok araştırasım geldi Filleri. İri cüsselerine rağmen bir o kadar naif ve güzel hayvanlar olduğu sonucuna vardım. Fillerin olduğu okuduğum ilk kitap 👉👉 AVOKADO BAHÇESİ . Kitapla ilgili incelemeye daha önceki postlarımdan ulaşabilirsiniz. 


KİTAPTAN ALINTI:

"Siz de bilirsiniz ya, insan bazen sağır olmaz, sadece duymaktan bıkmış olabilir."

ARKA KAPAK :

İtalyan yeni gerçekçiliğinin usta yazarı Elio Vittorini'nin akıldan çıkmayacak, mitsel anlatısı Fil, orta yaşlı bir kadın ve onun yarı kötürüm babası arasındaki ilişki üzerinden kırsal yaşamın açmazlarına mercek tutuyor. Gençliğinde ağaçları kökünden sökebilecek güçte bir adam olan ve çevresi tarafından çok sevilen "fil"in ormanın derinliklerindeki kayboluşuna doğru giden yolculuğa odaklanan anlatının arka planında ise, sonsuz bir biçimde ve amaçsızca hareket eden trenleri, sefaleti, buruk bir çaresizliği vaaz eden savaş deneyimi kendini belli ediyor. Calvino ve Borges'in son dönem yapıtlarını, aynı zamanda 2. Dünya Savaşı sonrasının insancıl ve kasvetli İtalyan sinemasını çağrıştıran olağanüstü bir anlatı.





KİTAP KÜNYESİ :

KİTABIN ADI: FİL
ORİJİNAL ADI: IL SEMPİONE STRIZZA L'OCCHIO AL FREJUS
YAYINEVİ: AYLAK ADAM YAYINLARI
YAZARI:  ELIO VITTORINI
ÇEVİRMEN: GÖNÜL ÇAPAN
TÜRÜ: ROMAN
SAYFA SAYISI: 120
BASKI YILI: 2017




HAYELDAMLASI KİTAPLIĞI

BİR KADININ ANILARI / JOHN CLELAND






Kasim ayinin son kitabi #BirKadınınAnıları nın carpıcı bir hikâyesi vardı. Okumak isteyenler icin +18 olduğunu belirteyim. Müstehcen ifadeler, cinsellik içeren öğeler olmasina rağmen hikayenin bütününe odaklandığınızda 18.yy'da Londra'da Fanny Hill'in icinde bulunduğu şartlarda yaşam şekline nasıl yön verdiğini, her seye rağmen umut etmekten, iyimserliğinden, nezaketinden hiçbir şey kaybetmediğini göreceksiniz. Nedenine, nasılına bakmadan önyargılı davranıp, hiç kimse ve hiçbir şey hakkında yargılayıcı tavır takınmamalıyızı anlatıyor çerçevenin bir köşesinden. 

Roman Frances Hill'in anlatımıyla Madam'a hitaben iki mektup halinde yazılmıs.
Kitabın yazarını ayrıca tebrik etmek gerekiyor. Bulundugu yuzyılda bu denli cesur bir hikâyeyi ele almış. İlk mektup yayınlandıktan sonra da hapisle cezalandırılmış. Kitabın yasal olarak basılıp satılmaya başlanması 1963 yılında olmuştur. 



HAYATTA HİÇBİR ŞEY DIŞARIDAN GÖRÜLDÜĞÜ GİBİ OLMAYABİLİR..................


KİTAPTAN ALINTI:

Bizi dehşete düşüren korkularımız, eğer onlardan kaçma sansımız yoksa, insanı her zaman cezbeder. 


ARKA KAPAK:


Fanny Hill olarak da bilinen Bir Kadının Anıları, 1748’de İngiliz romancı John Cleland’ın Londra’da Borçlular Hapishanesi’nde yattığı sırada yazdığı ve edebiyat tarihinin en tartışmalı romanlarından biridir. John Cleland'ın cinselliği açık ifadelerle dile getirdiği, on sekizinci yüzyıl toplumunun ahlakına yönelik hicivci bir saldırı da sayılabilen roman genç, taşralı bir kız olan Fanny Hill’in Londra’ya göçü ve fahişeliğe kadar uzanan hikâyesidir. İngiliz edebiyatının ilk erotik romanlarından biri olma niteliği taşır.
 























KİTAP KÜNYESİ :

KİTABIN ADI: BİR KADININ ANILARI
ORİJİNAL ADI: FANNY HILL
YAYINEVİ: ARUNAS YAYINCILIK
YAZARI: JOHN CLELAND
ÇEVİRMEN: BUĞRA ÖZMÜLDÜR
TÜRÜ: KLASİK, ANI, ANLATI
SAYFA SAYISI: 220
BASKI YILI: 2017










HAYELDAMLASI KİTAPLIĞI






















haYELDAmlası

Blog Tasarımı: Senino Tasarım

Bu sitede yayınlanan yazılar ve resimlerin izinsiz kullanılması 5846 sayılı fikir ve sanat eserleri yasasına aykırıdır.