HOŞGELDİMMMMM ..... AĞUSTOS VE EYLÜL 2018 OKUMALARIM







Ekim'e gelmişiz ve ben yine treni kaçırmışım dedim ama son duraktan kalkmadan yetiştim 😆👊

Ağustos ve Eylül aylarında okuduğum kitapları foto olarak bırakıyorum. İçlerinde seri kitap olanlar var yorumları da serileri bir araya toplayarak diğerlerini de bağımsız zamanlarda vakit buldukça yorumları gireceğim. Ama kitapların içinde merak ettiğiniz , okumak veya almak istedikleriniz varsa spoi vermeden hakkında bilgi verebilirim 😉







Hafta içi iki gün İsmekte ahşap boyama kurslarına katılıyorum onlarla ilgili çıkardığım işleri de zamanı gelince buradan sizinle paylaşacağım. Kolay gelmişti ama boyalarla haşır neşir olmak hiç te sandığım gibi kolay değilmiş. Şu ana dek tamamlanmış iki ürünüm tamamlanmamış iki ürünüm var. Belki aranızda gidenler ya da bu işle amatör veya profesyonel ilgilenenler vardır. Boyaydı, vernikti,tutkaldı,fırçalar v.s. bir sürü malzeme ... İnsanın aldıkça alası geliyor kendimi kitaplardan sonra zor tutuyorum 😅😅😅  Şu anda kendime bir dikiş kutusu yapmaktayım efenim ;) nakış iğne ve ipliklerimi ,makasımı birarada yine kendi el emeği ürünümle birleştirmek için can atıyorum. Kanaviçe yapıyorum şu aralar spesifik şeylere merak saldım. Onlarla ilgili çalışmalarımı da inşaallah ilerleyen günlerde sizlerin beğenisine sunacağım ;)😊 Mutfakta da butik tatlarla haşır neşirken bıraktım ,sağlıklı beslenmeye yatay bir geçiş yapıyorum hahahah lütfen dualarınızı eksik etmeyin her şeyin başı "İYİ BESLENME" den geçiyor çünkü ve "SPOR" tabi. İşte o konuda biraz tembelim . Onu da kıracak bir güç olsa keşke. Sizlere şöyle bir soru sorsam aşağıda cevaplarınızı merakla bekliyor olacağım . Çünkü ; birbirimizden öğreneceğimiz şeyler her zaman vardır 😉

👉👉👉 YAPMAK İSTEDİĞİNİZ AMA BİR TÜRLÜ DİRENCİNİZİ KIRIP YAPAMADIĞINIZ BİR ŞEYE ODAKLANMAK İÇİN MOTİVASYON KAYNAĞINIZ NEDİR? NELER YAPARSINIZ? 👈👈👈


Veeeee bu arada bir proje üzerinde çalışıyorum her şey yolunda giderse buradan sizlere duyuracağım ve heyecanıma ortak olmanızı istiyeceğim :);)



HAYELDAMLASI

BİR DEMET DÜNYA KİTAP & HOBİ CAFE













Her zaman gezmeye fırsat bulamam kimi zaman çocukla gidilecek yerler olmaz, hemen sıkılırlar kimi zaman sırf üşengeçlikten ama gittim mi de tam giderim :)  
Yine günlerden bir gezi günümüzdü eşimin izin gününde kalktık gittik Anadolu yakasına. 
Geçtiğimiz haftalarda instagram hesabında bir çekiliş kazanmıştım aslen kahvaltıya gittik ve çok güzel bir mekanı tanımış oldum. Ve kendi kadar şirin, misafirperver sahibesi Demet hanımı da tanımış oldum. Hayallerini gerçekleştirmiş burayı açarak. Bir zamanlar ben de böyle bir yerin hayalini kurmaktaydım ama zaman geçtikçe umudumu kaybetmeye başladım. İnstagram hesabımda bugün @hayeldamlasi 'nda bugün paylaşım yaptım ama tüm fotoğrafları paylaşamadığım için buraya taşımak istedim ve daha çok kişiye ulaşabileyim. 














Anadolu yakasında otursam sık sık uğrayacağım bir mekan. Her şeyden önce dekorasyonu, kitaplar, kurulu bir salıncak , çocuklar düşünülerek yapılmış bir oyun köşesi, sakin bir yerde konumlanması, birbirinden güzel el yapımı kanaviçe kolyeleri -hatta eşim bir tane hediye aldı ;)- ben modeline karar veremeyince iş başa düştü. Satışta olan bir başka ürün de çocuklar çeşitli oyunlar , zeka oyunları ;) Size de öyle olur mu karar veremediğim zaman beğendiğim herşeyi bırakırım hiç almam :) Sonra da pişman alırım.










Sonuç itibariyle dostlarla güzel bir buluşma yeri, toplantıların yapılacağı ferah bir mekan, ya da sadece çayınızı, kahvenizi yudumlayıp kitabınızı okuyabileceğiniz, çocuklarınızla beraber ziyaret edebileceğiniz ve harika doğum günü partileri düzenleyebileceğiniz sevdiğim bir mekan oldu. 











Yolunuz düşerse düşüncelerinizi bekliyorum ;)



haYELDAmlası



TEMMUZ OKUMALARIM






Temmuz'da o kadar güzel kitaplar okudum ki hepsini yorum olarak giremedim bloguma. Girdiklerim Temmuz ayı linkinde mevcut. Diğerlerini de girmeye çalışacağım. Merak ettikleriniz olursa yoruma yazın önceliği vereyim onlara. Ağustosa girdik okumaya devam ama yazmada tembellik ediyorum bu aralar sanırım. Havalar, aktiviteler derken zaman nasıl geçiyor anlamıyorum. Sonbaharda okullar açılınca disipline girerim artık :))))


Siz de ne var ne yok ;)
paylaşımlarıma instagram hesabım @hayeldamlasi 'ndan ulaşabilirsiniz . 

FİLM ÖNERİSİ .................. BOOK THİEF / KİTAP HIRSIZI








BOOK THİEF / KİTAP HIRSIZI


Film Adı: Kitap Hırsızı
Orijinal İsmi : The Book Thief
Yönetmen: Brian Percival
Senaryo: Michael Petroni
Yapımcı: Karen Rosenfelt
Oyuncular: Geoffrey Rush, Emily Watson , Sophie Nelisse, Nico Liersch
Tür : Dram , Savaş
Yapımı : 2013  
Süre: 125dk








Kitap Hırsızı Film Konusu
2005′de yayınlanan Markus Zusak’ın ikinci dünya savaşı sırasında Liesel adındaki ufak bir kızın yaşadıklarını bilindik ikinci dünya savaşı filmleri çerçevesinin dışında aktarmış. Savaşın günlük yaşantılara etkilerinin dışında ufak bir kız çocuğunun üzerinden kurgulanıyor. Liesel savaşın başladığı sıralarda Almanya’da dokuzlu yaşlarındayken bir aile tarafından manevi kızları olarak alınır. Ailesini çok seven ve onların evlerine aldığı sığınmacı Max sayesinde okumayı öğrenir. Bu sayede ise kitaplarla arasında sıkı bir bağ kurar. Etraflarında her türlü trajedi, heyecan ve savaşın hayatlarına soktuğu bütün kötülükler, onların kelimeler ve kitaplarla oluşturduğu hayal dünyası sayesinde aşılabilir…














Ben Derim Ki....

Kitabını okumadan filmini izlemek kısmet oldu. İçinde kitap konusu geçen her kitabı ve filmi izlerim o nedenle kitabı ilk baskısı 2012 diye hatırlıyorum ve bir yıl sonra filmi çekilmiş. Kitabını okumadığım için senaryo ne kadar kitaba bağlı kalmış o konuda fikir yürütemeyeceğim. Eğer bir kitabın filmi yapıldıysa okumuşsam izlerim fakat önce filmi izlemişsem kitabı okuyamıyorum. Sizde durumlar böyle mi ????


Film Almanya’da geçiyor 1938-1941 yılları arasında savaş zamanını ve yaşayan ailelerin dramını gözler önüne seriyor. Konu ve aktarımı çok iyi . Liesel evlatlık verildiği ailenin yanında evin erkeği baba dediği adamdan ve daha sonra evlerine sığınan Markstan okuma öğreniyor. Savaşın getirisi öfkeyi , yoksulluğu, çaresizliği kitaplara sığınarak soyutlamaya çalışıyor kendisinden. Burda Nazilerin zulüm yapan değil tersi evi yurdu bombalanan Almanlar tarafından ele elınmış. Sadece filmin içinde yer yer Almancanın da olduğu replikler tam çevrilmemiş. Böyle olunca biraz kopukluk oluyor.

Filmde Liesel ve sınıf arkadaşı ayrıca komşusu  Rudy'nin dostlukları gözlerimi doldurdu.

Ama yine de seyredilmeye değer bir film, tavsiye ederim.





FİLMİN OYUNCULARI













haYELDAmlası

FİLM ÖNERİSİ ------- JOY





Film Yönetmeni: David O. Russell 
Oyuncular: Jennifer Lawrence, Bradley Cooper ve Roberto DeNiro
Yapım Yılı : 2015
Türü : Biyografik Drama

Ödüller: Altın Küre Müzikal veya Komedi Dalında En İyi Kadın Sinema Oyuncusu Ödülü



ÖZET   

Joy henüz küçüklüğünden itibaren hayal gücü çok gelişmiş olan, yeni icatlar üretme peşinde bir kızdır. Hayatında, ailesinde yaşadığı zorluklara rağmen üretkenliğini hiç yitirmez; günlük yaşamda pratik konulara dair elinden her türlü iş gelir. Bu arada boşandığı eşi, sorunlu annesi, ilgi isteyen iki küçük çocuğu ve yarı belalı babasıyla "normal" bir hayat sürdürmeye çalışır. Fakat bir gün her şey canına tak eder ve Joy yarım bıraktığı hayallerinin bir notkasından tutmak için yeniden kolları sıvar... 



BEN DERİM Kİ

Bu filmi izlemek için mutlaka zaman yaratın, telefonunuzu kapatın ve hayatı sessize alın. Çok uzun süredir film önermediğimi gördüm çok fazla seyredemediğimden dolayı. Ama hislerim beni yanıltmadı bu film hakkında. Bir kadının tüm yanlışlara, yoluna ot tıkamaya çalışanlara karşı nasıl dik durduğunu ve her şeyin üstesinden gelmek için SABIR, AZİM, İNANÇ, HIRS kavramlarını harmanlayıp doğru sıralamada , tüm kötülüklere karşı nasıl VAROLABİLDİĞİNİ anlatıyor. 

.
Ne desem eksik kalacak en iyisi siz izleyin


Oyuncu kadrosu da süpeeer bu arada 


İyi seyirler  💜






OYUNCU KADROSU






BİRKUTUKİTAP AĞUSTOS KUTUSU








Uyarmadı demeyin!!! Bağımlılık yapan bir paylaşımla akşamınıza ortak oluyorum www.birkutukitap.com ... Neden mi geçen sene Eylül ayında denemek için bir kutu aldım o günden sonra kaçırdıklarımı tamamlamaya çalışırken gelecekteki kutular için üyeliğimi yaptırdım. Ve her ay düzenli , sorunsuz bir şekilde elime geçiyor. En güzel tarafı her ay farklı bir tema ve ona özgün kitaplar, ayraçlar ve son aylarda eklenen harika kapaklı not defterleri Ayrıca elde edilen gelirin bir kısmıyla kitap ihtiyacı olanlar için öyle güzel projelere yardım ediyorlar ki kimse kitapsız kalmasın değil mi?

Bu ay kitaplarımız erken geldi yüzümüzü gülümsetti. Cumartesi aldığım en güzel kargo. Bu ayki temamız  "HAYAL" .... Ve konuya mutabık harika 3 kitap , bir o kadar özenli ayraçlarım ve tavuskuşlu not defterimi alıp kendimi yine çimenlere attım  ama önce tahta bankta soluklandım. 

Şiddetle tavsiye ederim , bir kutudan çok ötesi ...... Kitap ve bir sürü mutluluk içeriyor ve BAĞIMLILIK yapıyor ! Uyarmadı demeyin...

Şimdi kitaplarımızı kısaca gözden geçirelim 😉







“Kendi hayallerini gerçekleştirecek yolu ancak sen seçebilirsin!”
Lino, annesinin anlattığı hikâyelerle her gece bir yolculuğa çıkıyor hayal dünyasında. Hayal gücü o kadar geniş, o kadar meraklı ki Lino, "Balinalar Denizi"ne ulaşıp bir balinanın karnında olmanın hayaline kaptırıyor kendini.
Sonra bir gece... Macerası başlıyor!
Balino, hayalinin peşinden koşan tüm çocuklar için, sımsıcak bir dostluk hikâyesi.


Göçebe olan Türklerin kültüründe sözlü anlatım önemli bir yer tutmuştur. Masallar da bunun belli bir kısmını oluşturur.
Ünlü Macar Türkolog Ignác Kúnos’un derlediği bu 21 masal sözlü anlatı kültürünü yazıya döküyor.
Ağızdan ağıza, kuşaktan kuşağa anlatılarak günümüze kadar gelen bu Türk masallarında padişahlardan şehzadelere, sabır taşından sihirli aynaya, geyik prensten yedi başlı ejderhaya kadar pek çok figür yer almaktadır.
Geçmişle geleceği birbirine bağlayan bu masallar, masal seven herkesin kitaplığında bulunmalı.


Odysseus’un Troya Savaşı sonrasındaki maceraları şöyle de özetlenebilir: “Bütün dönüşler İthake’yedir.”
Zachary Mason, Odysseia’nın Kayıp Bölümleri’nde Odysseus’un, deyim yerindeyse “bütün dönüşleri”ni, kırk dört bölümde yeni güzergâhlar çizerek, başka başlangıçlar ve farklı sonlar yaratarak anlatıyor. Calvino’nun Görünmez Kentler’de Marco Polo’nun anlattıklarını yeniden kurgulayarak bambaşka şehirler inşa etmesi gibi, Zachary Mason da canlı bir hayal gücü ve ona yakışan destansı bir dille Homeros’un destanını yeniden düşlüyor: İthake’ye giden yolda hayaller, kahramanlıklar ve hüzünlerle örülmüş yeni maceralar ve bambaşka hikâyeler sunuyor.
Mitoloji sevenleri yepyeni öykülerle tanıştıran Odysseia’nın Kayıp Bölümleri, Odysseus’la henüz tanışmayanları ise efsanelerin büyülü dünyasına davet ediyor.


BU AY KAPIMI ÇALAN MUTLULUKLAR BÖYLE... İLK BALİNO ADLI KİTAPTAN BAŞLAMAYI DÜŞÜNÜYORUM. SİZİN EN ÇOK HANGİSİ İLGİNİZİ ÇEKTİ ?????

HAYELDAMLASI 

YABANCI--- ALBERT CAMUS--- CAN YAYINLARI








KİTABIN ADI:   YABANCI 
ORİJİNAL ADI: L'Étranger
YAZAR:            ALBERT CAMUS
ÇEVİRMEN:  SAMİH TİRYAKİOĞLU
YAYINEVİ:        CAN YAYINLARI 
SAYFA SAYISI: 110 sayfa 






Meursault kendi halinde yaşamı olan kitabın genç kahramanı. Annesinin bakımevinde ölüm haberini alır , cenazesine gider ve evine döner. Kendini yaşadığı hayatın rutinine bırakır. 


Bir gün talihsiz bir olay başına gelir ve işlediği suçtan dolayı hapiste bulur kendini.


Karar gününü beklerken , hapiste geçirdiği günlerde gerçekten hissettiği duygularla savunmasını yapar ya da yapmaz ! Kendini her şeyden soyutlar âdeta "YABANCI" laşır. Bir anlamda kendini topluma kabul ettirebilmek için de normlara uymaya çalışmaktansa kendi olur. Ve sonunu bu tavırlarıyla mı belirleyecektir ?


Diyaloglar dışında Meursault'un iç seslerini , kendiyle, toplumla hesaplaşmalarını görüyoruz.


2 bölüm halinde okuyucuya aktarılan hikayenin 1.bölümü karakterin özgür yaşamını, annesinin ölümünü .... 2.bölümde ise hapishanede geçen ve sonlanan hayatını , kendi hayata bakış açısıyla aktarıyor. 


Dil ve anlatım bakımından yalın akıcı okunuyor.

iNSTAGRAMDA #hemdemokumagrubu ile okuduk (ben arkadan gelsem de 🙈) . Kitap basıldığı dönemde çok ses getiren hikaye örgüsü bakımından beni içine alamadı.👎 Fakat o dönemdeki toplumsal olayları , insanların bakış açılarını anlamak ve değerlendirmek açısından okunması gereken bir tür olarak düşünüyorum.






ARKA KAPAK


"Albert Camus"nün ( 1913-1960) en tanınmış, en çok yabancı dile çevrilmiş, en çok incelenmiş ve hala en çok satan kitaplar arasında yer alan "Yabancı", aynı zamanda yazarın en gizemli yapıtı. Ölümün egemen olduğu bir "varlık"ın en anlamsız olgularını saçma bir düzensizlik içinde yaşayan bu romanın başkişisi "Meursault", bir simge kahraman değildir, "adı" olmayan bir "Yabancı"dır; bu eksik kimlik, gerçeklikten algıladığı şeyi yapılandıramayan, yeniden örgütleyemeyen, ama gerçekliğin yankılarını yakalamaya çalışan bir boş bilincin imgesidir. Onun kayıtsızlığı ve edilgenliği, işte bu boş bilincin ürünüdür. Yabancı, büyüleyici gücünü, içinde barındırdığı trajedi duygusuna borçlu: Bir türlü ele geçirilemeyen anlamın sürekli aranması, bilinç ile toplumsal dünya arasındaki çatışma... Camus'yle buluşanların hiçbiri, onunla karşılaşınca hayal kırıklığına uğramamıştır. "Mutluluk, bir yerde ve her yerde hiçbir şey beklemeden dünyayı, insanları sevmektir," der Camus. Giderek daha çok sevilen bir yazar olması, onun bu sevgisinin yansımasından başka bir şey değildir.


HAYELDAMLASI

AKŞAM ---- BEHÇET NECATİGİL


Görüntünün olası içeriği: gökyüzü, okyanus, bulut, ağaç, bitki, alacakaranlık, açık hava, doğa ve su



AKŞAM

Birden hatırlarsın,
O da seni – – birden bazan:
Nerde, ne yapar şimdi
Parlar bir özlem anılar arasından.

Bu akşam ne garip sözcük
Sanki ilk duydum, yadırgıyorum:
Akşam. Bilmem bulur muyum
Yollara baksam?

Söner yangın birazdan
Yatışır özlem.
Bir gün karşılaşırız
Bir gün, bir yarım akşam.




BEHÇET NECATİGİL



.
.

Siz hangi şairin şiirlerini okurken kendinizi ayaklarınız yerden kesilmiş gibi hissediyorsunuz?









SOLGUN KARANFİL ------- SİNAN AKYÜZ ------- ALFA YAYINLARI





KİTABIN ADI:      SOLGUN KARANFİL
YAZAR :                SİNAN AKYÜZ
YAYINEVİ :          ALFA YAYINLARI
SAYFA SAYISI :    408
BASIM YILI     :    2018


Sinan Akyüz'ün kitaplarını 2009'da ilk olarak okumaya başlamıştım. Anlatımı, yazım dilini, duygu aktarımını sevdiğim yazarlardan biri. O nedenle tüm kitaplarını da okumayı düşünüyorum. Yazım sürecini anlatmıştı bir röportajında. Yazım aşamasında tek başına kalıp sadece yazmaya odaklandığını söyledi ki bunu aslında satırlarda da yazdıklarını okurken hissediyorsunuz. Yağmurun Gelini, Sevmek Zorunda Değilsin Beni ve son olarak son çıkardığı Solgun Karanfil'i okudum. Evde daha okunacak iki kitabı var diğerlerini de yavaş yavaş tamamlayacağım. 




Solgun Karanfil  1941'de Yugoslavya'da geçiyor. Nazilerin yaptığı zulümler bir türlü bitmek bilmiyor. Savaş, acı, hüzün ve bu savaşın içinde doğan aşklar bakalım ayakta durabilecekler, yaşabilecekler mi?


İlk olarak Aferdita ve Fikret'in aşkıyla tanışıyoruz kitapta sonra Roza ve Arben'in aşkı  💕sonları hüzünlü mü bitecek yoksa mutlu mu?


Kitap adını aslında savaşta yenik düşen insanları tanımlıyor , kitabı okuyunca adı da anlam kazanıyor. 

Hikaye yazar tarafından gerçek hayatlardan esinlenerek yazılmış. Zulümler, son bulan hayatlar , aileler arasında din, ırk, dil gözetlemeden yapılan dayanışmalar ancak ne yazik ki kötülerin olmadığı bir dünya kurulmadı henüz. :(


Açıkçası çok spoi vermemek adına yazmıyorum özetini sadece bana hissettirdiklerini ve konusu aktarmam yeterli diye düşünüyorum. Kalanı okuyucuya bırakmak en doğrusu.



Siz yazarın hangi kitap veya kitaplarını okudunuz?










KİTAPTAN ALINTI


"Ansızın bir şey dikkatini çekti. Sessizce yürüdü, yerdeki solgun bir karanfilin yanına gelince durdu. Eğilip ayaklarının dibindeki karanfili aldı, yüreği paramparça oldu. Burası bir zamanlar kokulu kadife güllerin, akşamsefalarının ve kırmızı karanfillerin açtığı bir yerdi. "

"Yaşanmışlıkları kaybetmek mi daha zor,yoksa hayalleri mi?"

"Ve analar babalar ne kadar yırtınırlarsa yırtınsınlar, kader kendi ağlarını örüyor, çocuk kendi bildiğini okuyordu. İnsanoğlu alınyazısının dışına çıkamıyordu."





ARKA KAPAK

Fikret onun solgun yüzüne bir öpücük kondurdu. “Sen hiç merak etme. Ölmek için değil, düşmanı ezmek için çıkıyoruz dağlara. Bir gün yanına sağ salim döndüğümde sana özgürlüğü getireceğim...”

Aferdita sözünü kesti. 
“Unutma aşkım,” dedi yeşil gözlerinden yanaklarına yaşlar süzülürken. 
“Her tercih bir vazgeçiştir. Ama vazgeçilen hep alacaklı kalır!”

O söğüt ağacının altında birbirlerine söz vermişlerdi kumrular gibi yuva kuracaklarına. Ama Naziler memleketlerini işgal edince gölge düştü mutluluklarına. Vatansız yaşanmazdı ki sevda! Bajgora Dağlarına doğru yollara düştü Fikret özgürlük uğruna... Kalbinde Aferdita’sı, aklında vatanıyla…

İncir Kuşları, Piruze gibi çok okunan kitapların yazarı Sinan Akyüz, yürek yakan son romanı Solgun Karanfil’le aşkı anlatırken bizi savaşla yüzleştiriyor ve soruyor: “Yaşanmışlıkları kaybetmek mi daha zor, yoksa hayalleri mi?” 




HAYELDAMLASI

ÇEKİLİŞ SARAI HAYELDAMLASI'NDA


Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi ve yazı



İntagram hesabımda SARAI çekilişmne bekliyorum herkesleri :)  26 Temmuz'da 00.59 a kadar katılım sürecek


İg .............. @hayeldamlasi





SİS ~~~~~~~~ MIGUEL DE UNAMUNO





KİTABIN ADI:       SİS
YAZAR :                MIGUEL DE UNAMUNO
ÇEVİRMEN :          GÖKHAN AKSAY
YAYINEVİ :           OLVİDO KİTAP
SAYFA SAYISI :    210



Yazarın, basıldığı dönemde de kendinden söz ettiren bu yapıtında VAROLUŞÇULUK başrolde. Bunun yanı sıra anlatım tekniği o kadar ilginç ki bu satırları yazarken kitap hakkındaki yorumlara da göz attım ve hepsi aynı doğrultudaydı.


Başkahramanımız AUGUSTO PEREZ;varlıklı hayata karşı birçok kişiye ters gelebilecek felsefi öğeler içeren bakış açısı geliştirmiş bir zattır. Tesadüfen yolda giderken önüne çıkan EUGENİA'ya aşık olur. Kendisinden oldukça gençtir. O dakikadan sonra arayışa ve sorgulamaya başlar. Onun gözünde her şey bir SİS perdesinin arkasındadır. Kitaba adını veren SİS hikaye örgüsünde sık sık karşımıza çıkıyor. Ve günler geçtikçe herşey daha karmaşık bir hal alır. 
Farklı bir ülke ve kültürün edebiyatı olmasından dolayı da ahlaki bir yozlaşma ve çöküş görülmekte. Kitabın en can alıcı kısmı bana göre sonlara doğru, kitabın yazarının da dahil olduğu ve başkarakterle karşılıklı olan diyalogları. Ve PEREZ'i bekleyen şaşırtıcı son.



Rutinin dışına çıkmak isteyen tüm okurların ilgisini çekeceğine inandığım bir kitap. @birkutukitapcom un Haziran edebiyat kutusundan çıkan kitaptı, ben beğendim .







ARKA KAPAK


“Dilimizin büyük yazarı, metafiziği sezen tek İspanyol… Her şeyden önce, ölüm hakkındaki görkemli savların yaratıcısıdır Unamuno.” Jorge Luis Borges

İspanyol edebiyatının dev yazarı Miguel De Unamuno’nun başyapıtlarından olan Sis, 1914 yılında yayımlandığında hem
varoluşçu içeriği hem de anlatım tekniği ile büyük ilgi çekmiş; daha sonraları felsefede Sartre, Heidegger; edebiyatta Borges, Calvino gibi yazarların yapıtlarıyla zenginleşecek bir geleneğin ilk örneklerinden biri olmuştur.
Romanın ana karakteri Augusto Pérez hali vakti yerinde, yaşama dair felsefi görüşleri olan biridir. Ne var ki bir gün sokakta  gördüğü Eugenia’ya âşık olmasıyla tüm dünyası altüst olur. Zaten dünyayı bir sis olarak kabul eden Augusto için her şey gittikçe daha muğlak ve anlaşılmaz hale gelir. Sadece Augusto’nun düşünceleri değil, romanın kendisi de âdeta bir düşe, bir sise dönüşerek kurmaca sanatının sınırlarını zorlar.
Unamuno’nun artık bir dünya klasiği haline gelmiş bu eserini Gökhan Aksay İspanyolca aslından çevirdi.


💭💭💭💭💭💭

#kitaptanalıntı

"Hayatın sisi içerisinde kaybolmuş, cevabınızı beklemekteyim."


Augusto PEREZ






YAZAR HAKKINDA "


Miguel de Unamuno (1864, Bilbao — 1936, Salamanca), İspanyol düşünür, yazar.

Madrid Üniversitesi'nde felsefe ve edebiyat üzerine eğitim almış ve Bilbao'da felsefe öğretmenliği yapmıştır. 1891 yılında Salamanca Üniversitesi'nde Eski Yunan Dili Kürsüsü'nde profesör olmuştur.

20. yüzyıl İspanyası'nı düşünmüş ve yazmıştır. Dogmatik düşünceye (özellikle faşizme) karşı savaşmış ve bu uğurda 1924 yılında diktatör Miguel Primo de Rivera tarafından Fransa'ya sürgüne gönderilmiştir. 1930 yılında tekrardan Salamanca Üniversitesi'ndeki görevine dönen Unamuno, bu kez de diktatör Franco'ya karşı çıktığı için ev hapsine mahkûm edilmiştir. Tutuklu halde, 31 Aralık 1936 tarihinde ölmüştür. Roman, öykü, şiir, deneme ve oyun türünde eserler vermiştir.

"İnsan, kafasıyla düşünür, kalbiyle duyar ve midesiyle ister" ve "Başka yazarların neden bazı sözcükleri italik yazdığını anlayamıyorum. Sanırım o sözcüğe dikkat çekip önem artırmak istiyorlar. Hâlbuki, benim yazdığım her sözcük zaten önemlidir" gibi değinmeleri vardır.


"yazar hakkındaki özgeçmiş Idefix.com sitesinden alınmıştır."




HAYELDAMLASI




haYELDAmlası

Blog Tasarımı: Senino Tasarım

Bu sitede yayınlanan yazılar ve resimlerin izinsiz kullanılması 5846 sayılı fikir ve sanat eserleri yasasına aykırıdır.