YABANCI--- ALBERT CAMUS--- CAN YAYINLARI








KİTABIN ADI:   YABANCI 
ORİJİNAL ADI: L'Étranger
YAZAR:            ALBERT CAMUS
ÇEVİRMEN:  SAMİH TİRYAKİOĞLU
YAYINEVİ:        CAN YAYINLARI 
SAYFA SAYISI: 110 sayfa 






Meursault kendi halinde yaşamı olan kitabın genç kahramanı. Annesinin bakımevinde ölüm haberini alır , cenazesine gider ve evine döner. Kendini yaşadığı hayatın rutinine bırakır. 


Bir gün talihsiz bir olay başına gelir ve işlediği suçtan dolayı hapiste bulur kendini.


Karar gününü beklerken , hapiste geçirdiği günlerde gerçekten hissettiği duygularla savunmasını yapar ya da yapmaz ! Kendini her şeyden soyutlar âdeta "YABANCI" laşır. Bir anlamda kendini topluma kabul ettirebilmek için de normlara uymaya çalışmaktansa kendi olur. Ve sonunu bu tavırlarıyla mı belirleyecektir ?


Diyaloglar dışında Meursault'un iç seslerini , kendiyle, toplumla hesaplaşmalarını görüyoruz.


2 bölüm halinde okuyucuya aktarılan hikayenin 1.bölümü karakterin özgür yaşamını, annesinin ölümünü .... 2.bölümde ise hapishanede geçen ve sonlanan hayatını , kendi hayata bakış açısıyla aktarıyor. 


Dil ve anlatım bakımından yalın akıcı okunuyor.

iNSTAGRAMDA #hemdemokumagrubu ile okuduk (ben arkadan gelsem de 🙈) . Kitap basıldığı dönemde çok ses getiren hikaye örgüsü bakımından beni içine alamadı.👎 Fakat o dönemdeki toplumsal olayları , insanların bakış açılarını anlamak ve değerlendirmek açısından okunması gereken bir tür olarak düşünüyorum.






ARKA KAPAK


"Albert Camus"nün ( 1913-1960) en tanınmış, en çok yabancı dile çevrilmiş, en çok incelenmiş ve hala en çok satan kitaplar arasında yer alan "Yabancı", aynı zamanda yazarın en gizemli yapıtı. Ölümün egemen olduğu bir "varlık"ın en anlamsız olgularını saçma bir düzensizlik içinde yaşayan bu romanın başkişisi "Meursault", bir simge kahraman değildir, "adı" olmayan bir "Yabancı"dır; bu eksik kimlik, gerçeklikten algıladığı şeyi yapılandıramayan, yeniden örgütleyemeyen, ama gerçekliğin yankılarını yakalamaya çalışan bir boş bilincin imgesidir. Onun kayıtsızlığı ve edilgenliği, işte bu boş bilincin ürünüdür. Yabancı, büyüleyici gücünü, içinde barındırdığı trajedi duygusuna borçlu: Bir türlü ele geçirilemeyen anlamın sürekli aranması, bilinç ile toplumsal dünya arasındaki çatışma... Camus'yle buluşanların hiçbiri, onunla karşılaşınca hayal kırıklığına uğramamıştır. "Mutluluk, bir yerde ve her yerde hiçbir şey beklemeden dünyayı, insanları sevmektir," der Camus. Giderek daha çok sevilen bir yazar olması, onun bu sevgisinin yansımasından başka bir şey değildir.


HAYELDAMLASI

4 yorum

  1. Çok severek okuduklarımdan birisi. Konusu ise benim için unutulmaz:) Kitap tasarımını da çok beğeniyorum. :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında hayatın tam da kalbinden gerçekçi anları yansıtıyor ama başkarakterin bu kadar duyarsız ve ruhsuz olması beni çok rahatsız etti :) Başarısı da aslında burada yatıyor değil mi?

      Sil
    2. Bu kitap beni de içine alamamıştı...

      Sil

haYELDAmlası

Blog Tasarımı: Senino Tasarım

Bu sitede yayınlanan yazılar ve resimlerin izinsiz kullanılması 5846 sayılı fikir ve sanat eserleri yasasına aykırıdır.