Görüntünün olası içeriği: 1 kişi



PARAFİLİ  -  JANE CASEY  -  OLİMPOS YAYINLARI 

Jane Casey'nin ilk okuduğum kitabı. Polisiye-gerilim,macera. Gerilim dozu düşüktü fakat zekice kurgusu ve anlatımı heyecan ve merakla sonuna kadar okutturdu. Maeve Kerrigan serisinin beşinci kitabı olduğu için seriye baştan başlamadığımdan havada kalan bir odak noktası vardı fakat çok rahatsız etmedi. Ama diğer kitaplarını okumak istiyorum . Maeve Kerrigan üç kadını benzer şekillerde öldüren bir seri katilin izini sürmektedir. Bu olay bölgede yirmi yıl önce işlenen bir cinayetle (faili meçhul kalmış bir cinayet) ilişkilendirilince olaylar sarpa sarar ama en sonunda düzlüğe çıkar . Bu heyecana ortak olmak için siz de okuyun derim .


AŞK BAŞKA EVDE  -  SİNAN AKYÜZ  -  ALFA KİTAP


.
Sinan Akyüz'ün daha önce de kitaplarını okudum , daha okunacak kitapları da var kütuphanemde. Sevgili dostum Özlem hediye etmişti bana bu kitabı. Yine feminist damarlarım kabardı Saruhan denilen ...... adamı bulup gırtlağını sıkasım geldi desem yeridir. Ha kadınlarda suç yokmu var ne mi? Onlara gereğinden fazla değer verip kendilerini bir halt zannetmelerini sağlıyorlar.  İşlenen konu aslında yazarın her kitabında olduğu gibi hayatın içinden yaşanan olaylar .

Evli bir erkek içindeki boşluğu dışarda arıyor genç bir kızı kendine aşık ediyor ama kızın evli olduğundan haberi yok. Öğrendiği zaman da iş işten geçmiş oluyor. Gönül limanına demir atmış ve safım bir gün kendisine döneceğini düşünüyor v.s. Bu konu üzerinden tarafların yaşadıkları ,toplumun bakış açısı , hangi zorluklarla başa çıkıldığı tabii ki taraflar kendi açısından haklı çıkmaya çalışıyorlar ama bu durumda kaybeden her iki kadın oluyor kazanan tarafsa erkek. İşte böyle bir durumda iki kadın bir araya gelip o heriften kimseye hayır yok çünkü o adama anasından emdiği sütü burnundan getirtmek olmalı . Çok kızdım  hiç belli değil değil mi ? linç edecen böyle adamları linçç. Değer verme ki kendilerini bulunmaz Hint kumaşı sanmasinlar.


BİR KADININ YİRMİ DÖRT SAATİ  -  STEFAN ZWEIG  - ODA YAYINLARI


.
İlk okuduğum Zweig kitabıydı. Eh idare eder ,çok beğendiğimi söyleyemeyeceğim. 20.yyin başlarında Fransa'da bir bölgede geçen hikayede 67 yaşındaki bir kadının , kaldığı pansiyonda şahit olduğu bir olay sonrasında , yıllar önce benzeri bir durumda kaldığı ve yaşadığı 24 saatlik bir süreçteki olayı , kimselere itiraf dahi edemediği anlatamadığı durumu anlatıyor.
Kadının içgüdüleriyle yaptığı davranış sonucunda toplumda ahlaki sorgulanması konu edinilmiş. Tabii ki yine erkek denilen türe birşey olmuyor ,ezilen yuhalanan yine kadın arkadaş nedir bizim çektiğimiz bu dünyada .
..
Çeviriyi de çok beğendiğim söylenemez. 80 sayfalık bir kitabı iki saatte okuyabilecekken adının hakkını vererek 24 saate yaydim hahahah daha nolsun.


HAYALLERİMİN KİTAPÇISI  -  PETRA HARTLIEB  -  TİMAŞ YAYINLARI


Petra da ben ve tüm kitapseverler gibi kitapçı dükkânına sahip olmayı isteyenlerden ve nadir de olsa bu hayalini gerçekleştiren bir kadın. O nedenle gerçek ve benim hayalimle örtüşen bir hikaye olduğu için keyifle okudum. Hatta ülkelerarası böyle bir değişim yaşıyor kendisi . Kitap aşkı nelere kadir. Zaman zaman geçişlerde kopukluk yaşasam da genel olarak hikayeyi beğendim. 10 senede iki kitapçı dükkânına sahip olmak kolay olmasa gerek. Hem evli -ki burada kocayı da alkışlıyorum  köstek değil destek sonuna kadar  ve iki çocuk sahibi olması da sonucu değiştirmiyor. Okurken hep dua ve hayal ettim belki ,bir gün, ben de ,neden olmasın diye . Birebir aynısı olmasa da benim kafamda da farklı bir konsept var daha yumuşak geçişli

Okuma boyunca karşıma çıkan yazım yanlışları ,eksiklikler ,dilbilgisi hataları biraz yavaşlatsa da ,çeviriden kaynaklı da olabilir , yine de sonuna dek okumayı başardım. 



CEVİZ AĞACI  -  SOLMAZ KAMURAN  -  İNKILAP YAYINEVİ

70'li yıllarda geçen hikaye , Edirne'de bahçesinde kocaman ceviz ağacının olduğu ve içinde yaşamış olan üç etnik kökeni olan ailelere yaptığı evsahipliği ve görmüş geçirmiş olduğu acı yılları bize aktarıyor.
Paris'ten Edirne'ye gelen ve ailesinin köklerini arayan Garo , şu anki evin sahibi Saliha hanımla diyalog kurmayı başarır. Ve aralarında bir dostluk kurulur. Birbirleriyle paylaşırlar acı tatlı anıları . Ve sonrasında Cenan, Nur, Rozet te bu hikayeye dahil olurlar ve İstanbul'a uzanır bir kısmı.
Dönemin Ermeni tehciri ,darbe,askeri olayları, varlık vergisi, ekonomik bunalımlar gibi konularına da değinilmiş. Bazı yerlerde betimlemeler gereksiz uzatılmış diye düşündüm ,duygusal tahlillere daha fazla ağırlık verilse tam dengede olacaktı. Ve sonlara doğru klasik Türk filmi senaryosu okudum sanki 
. Çok ayrıntıya girmek istemiyorum okuyacak kitapseverlerin şevki kırılmasın.
Genel olarak beğendim @okurkonusur grubumuzun Ağustos kitabıydı. Keyif aldım okurken. Hele ki Edirne deki ev tam hayalimdeki evdi diyebilirim.


.
ONUN BENİ  -  REZA AMIRKHANI  -  MÜHENNA YAYINEVİ


Nadir yarım bıraktığım kitaplardan biri oldun ONUN BENİ . Maalesef hiç istemediğim birşeyi yapıyorum ,olmuyor ,gitmiyor ,bir haftada 90 sayfa okuyabildim . Bir bütünlük yok ,kopuk kopuk hikayeye bağlanamadım. Fars edebiyatından umutluydum adımdan mütevellit. Farsça benim adım Yelda yılın en uzun gecesi ,kutlamaları yapılan ülkesinde . Ama ilk Fars edebiyatı okumam olmadı ne yazık ki. Kitap 22 bölümden oluşuyor. O ve Ben 'in ağzından aktarılıyor. Buradaki "O" kitabın baskarakteri Ali'nin ,"BEN" ise yazarın dilinden aktarılıyor. İran ve Paris'te Ali ile ailesi ve arkadaşlarının yaşadıkları acı ,tatlı olaylar aktarılıyor. Çocukluk ve yetişkinlik çağları.. Kitap hakkında tanıtım yazısı ,alıntılar var fakat ,ben yorum ve kitap incelemesi bulamadım maalesef ayrıntılı. Seveni elbette olacaktır ,okumak isteyenlere keyifli okumalar dilerim .

İlerde bir şans daha vermek istiyorum 
.



ASLINDA MAVİYDİ TERK EDEN  -  ÇİMEN ERENGEZGİN  -  YİTİK ÜLKE YAYINLARI

Geçen ay yazarın Vay Başına Yoga Gelenler kitabını okumuştum birkaç post geride yorumu. Bu 4. ve son kitabı ise ilk romanı olma özelliği taşıyor. Kitabı alırken türüne bakmamıştım açıkçası roman olduğu için aldım ,baksaydım biraz öteleyebilirdim. Yorumlara da bakmadım ,arka kapağa göz atınca çok ilginç olacağını anlamıştım. Okumaya başladım ve distopya olduğunu gördüm ilerleyen bölümlerde fantastik öğeler de eklenince keyifli bir okuma oldu bana göre. Distopya güzel yazılırsa hakkı verilerek te okunur ki buradaki konu ; Kadına Şiddet ! Nasıl normallestirildiği , kadınları adeta yeryüzünden silmeye yönelik fiziksel ve psikolojik şiddetin yanı sıra erkek egemen bir cumhuriyet kurmaya yönelik, tüm dünyayı ,hatta en medeni ülkeleri dahi bu girdapa alan bir inanılmaz senaryo .... Yaşadığımız hayat da öyle değil mi ,yazılmış biz sadece oynuyoruz.
Hikayeye dönecek olursak , dönüşen insanların yanı sıra ,bu arada yıl 2033 , hala kadınlara değer veren üç beş kişinin olması ve bu duruma nokta koyabilmek için nasıl bir yol izleyip , güçlerini birleştirdiklerini adım adım anlatıyor. Ve hala umudun varlığını hatırlattığı için de insanın içine su serpiliyor. Bu kurtarma operasyonunda tesadüf fark edilen fantastik öğeler hikayeye renk katmış gerçekten. Dili sade ve yalın. En önemli şey ,hatta dünyayı kurtaracak ilk unsur insanların birbirine duyduğu SEVGİ .... aksini düşünmek bile istemiyorum. Sevgi duyguları her zaman yoğun biçimde bizleri sarsın.



PORSUK AĞACI CİNAYETİ  -  AGATHA CHRİSTİE  -  ALTIN KİTAPLAR


Agatha Christie Porsuk Ağacı Cinayeti adlı kitabı okudum ve özlemişim Christie'yi iyi geldi bir doz. Dün başladım an itibariyle bitti. Yine katil uşak değildi ama ilk sırada tahmin ettiğim kişi olmamakla beraber , kitaptaki karakterler üzerinden bir tahminimin doğru çıkması beni mutlu etti . niyeyse . Ms. Marple yardımcı oldu bu defa dedektif Neele'e cinayeti çözmede . Agatha, İngiliz edebiyatı ve çay saati en sevdiklerim bir arada 



SON NEFES HAVAYA KARIŞMADAN  -  PAUL KALANITHI  -  ALTIN KİTAPLAR 


Önce İngiliz dili ve edebiyatı sonrasında tıp fakültesini bitiren ve kariyerine beyin cerrahı olarak devam eden idealist biri Paul. 36 yaşında alacağı yolun büyük kısmını tamamlayarak başarılı bir cerrah olan Paul tam da bu evrede ilerlemiş akciğer kanseri hastası olduğunu öğrenir. Ve asıl mücadele , hayatın anlamını sorgulama ,yoluna nasıl ve ne şekilde devam edeceği bundan sonra başlayacaktır. Hayatının son bir senesinde bu kitaptaki satırları yazmaya başlayan ve ölümünden sonra yayınlanan kitabın son söz kısmını eşi Lucy kaleme almış. Yas sürecinin son evresi olan kabullenmeyi hastalığının başında yaşayan doktor bu kitabında daha sonra devreye koyacağı edebi yönünü de gözler önüne seriyor. Ve ölüme karşı gösterdiği mücadeleyi cesaret verici bir hikayeyle okurla buluşturuyor. 





KEYİFLİ OKUMALAR 

HAYELDAMLASI KİTAPLIĞI






















2 Yorumlar