EYLÜL AYINDA OKUDUĞUM KİTAPLAR



Fotoğraf açıklaması yok.

KALBİMİN KENDİNE GÖRE NEDENLERİ VARDI  -  HİLAL ÖZCAN  -  ARTEMİS YAYINLARI

"GASP EDİLEMEZ TEK ŞEY İNANÇTIR." @iclalaydinkitapklubu nün okurlara kazandırdığı ikinci kitap. İclal Aydın projede olunca hiç düşünmeden ilk kitaptan itibaren almaya başladım devamı gelecek 
psikolog bir yazarın  kaleminden dökülen satırlar adeta kalbine işleniyor satır satır .... Bildiğiniz, günümüzde çerez gibi tüketilen günlük ,basit, maddi, fiziksel, çıkara dayalı, beklentilere dayanan bir aşk değil onların ki, kimin mi Kenan ve Ece'nin.... Bu kitapta entrika yok, arkadan iş çevirme yok, seviyesiz laf sokmalar ,hasetlikler, kıskançlıklar yok ... Türk milleti alışmış bu olumsuz negatif olgulara. Bunlar olmadan da okunuyor kitap, işte bu kitap ta bunun kanıtı !
Neler mi var 
?
.
.
.
Gerçekten AŞK var... Seviyeli, naif, dürüst ,mutlulukları satırlar içerisinden size ulaşan 💜 Gözlerle konuşulan ,kalpten duyulan aşklar 💜Şiirsel bir anlatım , felsefik yaklaşımlar , her bir satırı belli ki özenilerek yazılmış , akıcı bir anlatım ,kafa karışıklığına ve yorgunluğuna sebep olmayan tümceler 

Kitabı okuduktan sonra eminim herkes yaşadığı , yaşıyor olduğu aşkı sorgulayacak ve henüz aşk ile tanışmayanlar ise böyle bir aşkın kapısını çalmasını bekleyeceklerdir .
Ayrıca #eylül ayının ilk kitabı olması da ayrıca bir önem taşıyor benim için 😉
.
.
.
#kitaptanalinti
"Örneğin; cismani aşktan vazgeçebilmeyi gerektiriyor. Birbirine âşık iki kişinin aşkı yeryüzünde elbirliğiyle öldürmesindense, sevgiliden ayrılabilmeyi göze almayı gerektiriyor."



Fotoğraf açıklaması yok.

PENCEREMDE KUZEY RÜZGARI  -  DANIEL GLATTAUER  -  DESTEK YAYINLARI

Emmi ve Leo nasıl adlandırılır? Zamanımızın tabir-i caizse klavye âşıkları diyebilir miyiz? Kitabı okuyanların evet diyebiliriz dediklerini duyar gibi oldum.
Herşey Emmi'nin yanlışlıkla Leo'ya gönderdiği elektronik posta ile başlar. Aralarında karşı koyamadıkları ilginç yazışmalar başlar ve kitap boyunca devam eder. Duygular artık bambaşka yerlere savrulmaktadır. Evet yanlış duymadınız tüm kitap boyunca mail yazışmalarından ibaret. Farklı bir kurgu ve anlatım biçimi var. Yazdıkları postalarla tüm duyguları yaşıyorlar adeta ama fiziksel olarak tanışıklık durumuna ne kadar isteseler de geçemiyorlar kitap boyunca. Belki de tüm büyü bozulacağı içindir ? Ne dersiniz 🤔
Bu arada devamı olan bir kitap ikincisinde neler oluyor henüz bilmiyorum . Böyle mi devam yoksa tanışma gerçekleşiyor mu ?
.
.
@okurkonusur grubumuzun #Eylül ayı kitabıydı  bir dahaki ay farklı bir kitap ve yorumla görüşmek üzere  kitapsever dostlarım . .
.




MABET  -  DORUK ATEŞ  -  EZDE YAYINLARI

Mitolojik karakterler, efsaneler, tarihi ,antik ,binlerce yıl önce yaşanmış toprak altında kalmış şehirler ,kalıntılar ve buradan doğan gerilim dozu düşük olsa da bana göre sıkı bir polisiye çıkmış . Fantastik öğelerle süslenmiş ama olsun sonuçta heyecanla ,öğrenerek ,merak ederek başından itibaren seri katilin izini Halil başkomiser ile sürerek hikayenin keyfini çıkardım. Bu sene gidip görmek kısmet olan Göbeklitepe nin hikayesi de geçiyordu romanda dedim ki o zaman , hikâyelerimde de yer yer paylaşmıştım,keşke gitmeden önce okusaydım daha farklı bir gözle bakardım . Hemen sol tarafta da Şanlıurfa/Göbeklitepe'den bir kare paylaşıyorum sizlerle benim kadrajımdan. Arkeolojiye ,antik şehirlere ,mitolojiye ,ritüellere meraklıysanız hele bir de polisiye ,macera,gerilimi seviyorsanız 571 sayfanın nasıl geçtiğini anlamayacaksınız.
.





UTANÇ  -  J.M.COETZEE  -  CAN YAYINLARI

Güney Afrika da bir üniversitede dil profesörü olarak ders veren David Lurie'nin bir kız öğrencisiyle girdiği ilişki sonrası tepetaklak olan hayatını anlatıyor özünde.
İşinden nasıl olduğunu ,arkadaş ,iş, komşu çevreleri açısından nasıl dışlandığını evet yaşadıkları kolay değil belki ama bunları yaşamayı kendi seçti. Ve pek te şikayetçi değil hani !!! İnsanın özellikle erkeklerin dürtülerine özellikle cinsel dürtülerine nasıl yenik düştüklerini görebilirsiniz ve bedel ödediklerini , değip değmeyeceği ayrı bir tartışma konusu elbet.
Biraz yaşadığı çevreden uzak kalmak adına kırsalda yaşayan kızı Lucy'nin yanına gidiyor. Ve orada da beklenmedik olaylar ..... Herşey daha da karışıyor. Sonu da çok havada bitiyor okuyucu istediği yere bağlayabilir.
Tabii ki okurken David'e Lucy'e bir ton göndermeler yaptım 
.Cidden çok kızdırdılar . Hiç içaçıcı bir hikayesi yok , kasvetle kuşanmış sanki. Umut yok.... Umut yoksa hayat zaten yavan bir kuru ekmeğe benziyor.
Kültürel yapıları ,yaşayış şekilleri öylesine farklı ki ,toplumsal açıdan baskı altında verilen kararlarını da etkiliyor bu durum.
Anlatım dili o kadar yalın di ki , çeviri de başarılı olunca keyifli bir okuması oldu diyebilirim.



Fotoğraf açıklaması yok.

MUTFAK ÇIKMAZI  -  TAHSİN YÜCEL  -  CAN YAYINLARI

Tahsin Yücel'in yıllar önce Kumru ile Kumru kitabını okumuştum. Hikayesi ,anlatım şekli beni etkilemişti evet yıllar geçti konusu hayal meyal aklımda fakat önemli olan okuduktan sonra bıraktığı hisleri hatırlayıp hatırlamamak benim için. Açar kitaba göz atar yine bir şekilde hatırlarsın konusunu v.s.

Mutfak Çıkmazı'nda da ,çıkmaz bir yola giren İlyas Divitoğlu'nun hikayesi var. Memleketten okumaya İstanbul'a gelmiş , ailenin -ki geniş bir aile bu ,çevresince sayılan , varlıklı - kendisinden oldukça fazla beklentileri var ,okulu bitirip ataları gibi söz sahibi olması ,yargıtayda görev yapması ,sayılan,sevilen,parmakla gösterilen ailenin şanına şerefine yakışır biri olması. Fakat bu noktada hayatına giren ,arkadaşı aracılığıyla tanıştığı ve birlikte olduğu bir kadının zamanla kendisi ile aynı düşüncelere sahip olmaması ve kendini sevgili anlamında terk ettikten sonra bir çıkmaza giriyor. Ve bu çıkmaz kitabın adıyla müstesna mutfak çıkmazı ve hayatı bundan sonra dağın tepesinden düşen bir çığ misalini andırıyor. Ve garip bir sonla bitiyor ,aslında kitabın en başında sonunu görüyorsunuz garip olansa o sonun nasıl şekillendiği ve bitiş biçimi. (Bana bu açıdan Kırmızı Pazartesi'yi hatırlatmıştır.)


Fotoğraf açıklaması yok.

SINIFTAN YÜKSELEN SESLER  -  ROB BUYEA  -  ALTIN KİTAPLAR

Sınıfta Yükselen Sesler iyi ki okudum dediğim kitaplardan. Okula yeni atanan öğretmen .... ve sınıftaki yedi öğrenci üzerinden aktarılıyor. İki dönem ve aylara bölünerek birbirinden farklı karakterlere sahip 7 öğrencinin ağzından aktarılan bölümlerden oluşuyor. Burada tek tek karakterlere girmeyeceğim.
 Öğretmenin farklı yaklaşımları ,ders işleme teknikleri, öğrencileriyle olan diyalogları tüm çocukların hayatına sihirli bir değnek gibi dokunuyor. Evet belki kolay olmuyor , zamana yayılıyor ama azimle her şeyin üstesinden gelineceğinin altı da kalın bir çizgiyle çiziliyor. Elbet herşey güllük gülistanlık geçmiyor. Yarı yılda korkunç bir kaza ve sonucunda trajedi yaşanıyor. Ama sonucu söylemem mümkün değil yoksa kitabı okumak keyifli olmaz.
Bana Ölü Ozanlar Derneği filmini anımsattı biraz.

Söylemek istediğim bir şey var ; bence okulda okuma listelerine girmesi gereken bir kitap. Ben oğluma okutacağım mutlaka. Sayfa sayısı 265 çok gibi görünse de yazım ,aktarış şekli, kısa bölümler ve farklı kişilerin ağzından anlatımlar bir çırpıda okunmasını sağlıyor.
Yazarla ilgili kısa bir özgeçmiş var kitabın sonunda anladığım kadarıyla kendini anlatmış biraz da kurgu katmış olabilir ,ilk kitabı olma özelliği de taşıyor ayrıca. 



Görüntünün olası içeriği: 1 kişi

PROKRASTINEYŞIN  -  TIMOTHY A. PYCHYL  -

Kelime anlamı ----- Procrastination olarak yazılıp Prokrastineyşın olarak okunan kelimenin sözlük anlamı , erteleme, oyalanma, ağırdan alma, sürüncemede bırakma ,geciktirme, savsaklama .

Bunların içinden kelimeyi en çok açıklayan terim ise savsaklama ,altı çizilerek ifade edilmiş kitapta. Zorunluluklar sonucunda olan normal bir erteleme değil yani , ayırt edici noktası da bu.Savsaklama; belirli bir sebep olmaksızın bir işi isteyerek geri bırakma, geciktirme, umursamama, yapacakmış gibi görünüp oyalama, baştan savma, erteleme, ihmal etme. 

Kendinize ne kadar yakın hissettiniz ben çoooooooooook yakın hissettim  mümkün mertebe çok uzatmadan ,akademik terimlere boğmadan ,herkesin sıkılmadan okuyabileceği şekilde , bölümler halinde ,örneklemlerle açıklayarak anlatan yalın bir dili var kitabın. Bir günde okudum öyle diyeyim. Hatta bölünmediği takdirde bir en fazla iki saatte okunabilecek bir kitap. Altını çizdiğim çok yer oldu ,diğer fotolara bakın burda uzun uzun yazmayacağım, birkaç örneği fotoğraf ile size aktarmak istedim. Ne kadarını yaparım ben de ne derece etkin olur bilemem  inşaallah maksimum fayda sağlarım.




DÜŞ BAHÇELERİNİN UZAĞINDA  -  LESLEY KAGEN  -  MARTI YAYINLARI

Mark Twain
" Affetmek, menekşenin onu ezen ayağa bıraktığı kokudur. "
.
.
.
Düş Bahçelerinin Uzağında
Lesley Kagen .
.
Tipik bir Amerikan aile hayatını dramatize şekilde aktaran yalan, ihanet, sevgi, merhamet , umut vb. duygularının içiçe geçmiş haliyle aktaran bir roman. .
.
İkiz kızkardeşler Shenny ve Woddy'nin kaybolalı bir yıl olan annelerine kavuşabilmek umuduyla bir kez daha O'nu arama çabalarını anlatıyor. Ve bu süreçte neler neler çıkıyor karşılarına. Sırlarla ve yalanlarla dolu hayatlar ama bunun yanı sıra umudunda olduğunu hatırlatacak olaylar ve insanlar hayatlarında yer alırken dost ve düşmanlar romanın sonuna doğru yerlerini alıyorlar.


Çok kafayı yormayan hatta okurken rahatlatan kitaplardan , şimdi sırada ne var acaba


Fotoğraf açıklaması yok.

AŞKIMIZ ESKİ BİR ROMAN  -  AHMET ÜMİT  -  YAPI KREDİ YAYINLARI

Olmamis Başkomser Nevzat .... Ahmet Ümit'in Patasana tarzı kitaplarından sonra bunu okuduguma inanamıyorum. Benim için hayalkırıklığı oldu. İlk defa önsiparişten bir kitap aldım ve son olacak sanırım. Öncelikle ben roman sanırken , üç tane polisiye öyküden oluşan bir kitap çıktı. Ve konular bir ilk kitap olma özelliği taşıyordu bana göre. Daha fazla yorum yapmayacağım. Uzun bir süre elimde henüz okumadığım kitapları var onları okuyacağım ve yeni kitabı çıkacak olursa da ilk yoeumlari okumadan bir daha almayacağım. Hepsi bu .
.
Ne öyküler var kısa roman gibi , ben öyküleri yeni sevmeye başladım ama polisiye sözkonusu olunca tamamlanmamış bir his veriyor bana çok havada kalıyor.



Fotoğraf açıklaması yok.

AMAK-I HAYAL  -   FİLİBELİ AHMED HİLMİ  -  İNSAN KİTAP

Âmâk-ı Hayâl, Şehbenderzâde Filibeli Ahmed Hilmi tarafından 1910'da yazılmış bir eserdir. Tasavvuf edebiyatının önemli eserleri arasında yer almaktadır. Tasavvufi öğelerin yanında farklı dinlerin önemli unsurlarını da barındırır. Bölümler halinde ve akıcı bir dille aktarılmıştır okura. Kitabın başkarakteri Râci
hayatla hayal arasindaki cizgide gezinir. Aynalı Dede isimli zât ile bu yolculuğa çıkıyor.
Kitap bizi, beni,seni,sizi ,herkesi ve hiçkimseyi anlatıyor 💜
.
#kitaptanalinti "evet azizim! ben hayallerin arkasina gizlenmis olan hayaletleri ariyorum. ne yazik ki bulamiyorum. tam olarak 'bulamiyorum' demek de yanlis. bunu nasil anlatacagimi bilmiyorum. ilmi gerceklere kimsenin bir sey demeye hakki yoktur. yalniz, bir hakikatin varligi diger bir hakikatin varligina engel olmaz. bazi vicdanlar, baslangic ile sonu birbirinden ayiran bir cizginin onunde durup orada kalamaz. ben bu hayati; dunyaya nicin geldigimizi, ne olacagimizi, bizi bu dunyaya gondereni anlamadan terketmemeye niyet ettim. keske bu sorulara olumlu ya da olumsuz bir cevap bulabilseydim. yari dervis, yari deli ama her gordugunu hikmet gozuyle goren bir dusbazin dusleri sizi cagiriyor. hayat, sekr aninda gorulen bir dus degil midir? kim bilir?"
.
.
.
Dili ağır deniliyordu fakat @insankitap baskısını hatta miniboy aldım her zaman taşıyabileyim aklıma geldikçe açıp yer yer okuyayım diye yoksa hiç sevmem mini boy 
.
Mutlaka okunması okutulması gereken bir kitap. .




Fotoğraf açıklaması yok.

ÖLMEK YA DA ÖLMEMEK  -  Dr. MICHAEL GREGER  -  ALTIN KİTAPLAR

Aslında bilmiyoruz ya da biliyoruz işimize gelmiyor
Gerçekten sağlığın yediğimiz yemeklerle ilişkili olduğunu ben yaşayarak bizzat öğrendim
Tam olarak yapamasam da bazı şeylerin farkında olmak sonuca giden yolu açıyor önünüzde farkında olmadan. 
Medikal tedavi aldığım ve kronik otoimmun bir rahatsızlığım varken şu anda ilaçsız yürütmeye çalışıyorum ve beslenmemi katı olarak bir ay süresince yasaklı yiyeceklere karşı kapatınca o bir ayda ne kadar iyi olduğumu kendim deneyimledim. Şu anda o kadar katı devam edemesem de (nefis var ya o nefis ) dikkat ediyorum ki bu da mevsimsel olarak daha çok pik yapan hastalığımı şu anda önceki yıllara oranla daha az şiddette yaşıyorum.
.
.
Kitapta bilimsel verilere dayanarak ,kaynakça gösterilerek anlatılıyor . Anlatım dili akıcı ve çeviri de bayağı iyi, başarıyı getiren unsurlardan biri. Ve okurken yaşadığımız düzende birileri para kazanacak diye birilerinin sağlığıyla nasıl oynandığını görüyorsunuz. .
.
Şu anda daha başlardayım ,şu anda bulunduğum sayfalarda değinilen konu 
, birinci basamak sağlık kuruluşlarında tedaviden çok sağlığı korumaya yönelik hareket olması gerek değil mi ? Doğrusu o ama maalesef öyle değil ben ülkemizde böyle sanırdım ama dünyanın her yerinde var sanırım. Beslenme olayından çok ilaç firmalarının ilaçlarını daha çok yazmak için neler isteyeceğini düşünen buna kafa yoran hekimler var maalesef. Yine de umudumuzu kaybetmeyelim değil mi?


KEYİFLİ OKUMALAR

HAYELDAMLASI KİTAPLIĞI




21 Yorumlar

  1. Eylül ayınız çok verimli geçmiş, tebrikler.

    YanıtlaSil
  2. Aşkımız eski bir roman kitabını merak ediyordum ama hayal kırıklığı yazınca vazgeçtim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben roman bekliyordum hikaye çıktı o nedenle polisiye türünde sevmiyorum hikayeyi olay örgüsü eksik kalıyor gibi geliyor bana.

      Sil
  3. Aa ahmet ümit için heyecanlanmıştım hiçmi olmamış diyorsun :/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şöyle roman beklediğim için belki de. Polisiyede hikaye türü olunca hep birşeyler eksik kalıyor gibi gelir bana o bakımdan üç tane kısacık polisiye hikaye vardı beni tatmin etmedi açıkçası. Bir ilk kitap özelliği vardı sanki Ahmet Ümit olunca belki de beklentiyi yükselttim haliyle.

      Sil
  4. Kitap hastası biri olarak bir araba alacak parayı kitaplara vermişimdir bu kitapları bir şekilde temin edip okuyacağım
    Çünkü ben eski ben degilim galiba şarkı sözüydü teşekkür ederim bilgiler için
    İclal Aydın ilk sıra listemde

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kitap hakikaten bir tutku. Almanın ve okumanın sonu yok, evde tek okuyan benim :)))

      Sil
  5. doruk ateş hiç okumadım, ilgimi de çekti bu yayınla. araştıracağım teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mitoloji ve polisiye nin harika bir karışımı olmuş ben çok beğendim açıkçası.

      Sil
  6. Ne güzel kitaplar okumuşsunuz.İlk okuduğunuz kitap ilgimi çekti.Bu kitapların arasından okuduğum yok.Sık kullanılanlara ekleyip tekrar bakacağım kitaplara.Teşekkürler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben teşekkür ederim , sevgiler.... İclal Aydın ın yeri bambaşkadır kalbimde ;)

      Sil
  7. Eylül ayının hakkı verilmiş. Tebrik ederim. Ahmet Ümit'in romanı "Aşkımız Eski Bir Roman" masamın üzerinde kaç gündür.. Ama senin de belirttiğin gibi okuyucuyu o kadar hayal kırıklığına uğrattığına dair geri bildirim okudum ki hala elim varmıyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. üç tane kısa hikayeden oluşuyor açıkçası daha güzel romanlarını okuduğum için bu beklentimin altında çıktı. Aldıysanız okuyun derim bir de sizin düşüncelerinizi öğrenmek isterim. Ama çoğunluk hayal kırıklığı yönünde.

      Sil
  8. Harika kitaplar okuyup bitirmişsin :) Bu ay neler bitirdiğini sabırsızlıkla bekliyorum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ediyorum canım :) Bakalım neler gelecek ;)

      Sil
    2. bu arada ekim ayında okuduğum kitapları da girdim ;)

      Sil
  9. Ahmet Ümit'in son kitabı begenilmemiş iş artık ticarete döndü sanırım

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Esracım o kadar güzel ve net ifade etmişsin ki gerçekten durum bu. Normalde ben yorumlara bakmadan almazdım ama bu defa tongaya düştüm :)

      Sil
  10. Çok güzel kitaplar okunmuş tebrikler :)

    YanıtlaSil